İstemin Özeti : Davacıya, hibe yoluyla kuru mülkiyeti intikal eden taşınmaza ilişkin olarak veraset ve intikal vergisi salınması ve ağır kusur cezası kesilmesi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davada; olayda, bağışlayan tarafından "arsa" olarak beyan edilen taşınmaza ilişkin olarak verilen veraset ve intikal vergisi beyannamesinde, taşınmazın daha önceki "arazi" vergi değerinin beyan edildiğinin saptanması üzerine, bağışlama tarihinden önce verilen emlak vergisi beyannamesinde gösterilen "arsa" vergi değeri üzerinden 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 296'ncı maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak, bağış konusu taşınmazın çıplak (kuru) mülkiyet ve intifa hakkı değerlemesi yapılmak suretiyle vergi salınmasında hukuka aykırılık görülmediği; ağır kusur cezasına gelince; 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10'uncu maddesinin beşinci fıkrasında, taşınmazlara ilişkin olarak aynı değerleme ölçüleri kullanılsa dahi bulunacak matrah farkı üzerinden ceza kesilemeyeceği hükme bağlandığından, olayda ağır kusur cezası kesilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin ağır kusur cezasına ilişkin kısmının iptaline; davanın, vergi aslına yönelik kısmının reddine dair … … Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararının; davacı tarafından; kuru mülkiyetin veraset ve intikal vergisinin konusunu teşkil etmediği ileri sürülerek vergi aslına ilişkin hüküm fıkrasının; davalı idare tarafından da, bağışlanan taşınmaz için bağışlama tarihinden önce verilen emlak vergisi beyannamesinde gösterilen arazi vergi değerinin beyan edilmiş olması nedeniyle ağır kusur cezası kesilmesinin yerinde olduğu ileri sürülerek cezaya ilişkin hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.