İstemin Özeti : 5.10.1989 tarih ve 20303 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Grev ve Lokavtlarda Mülki İdare Amirlerince Alınacak Önlemlere İlişkin Tüzüğün başta 2,3,4,5/A-D-F-G,7,10/A-C,13/C-D-E-F,14,15,16,21.maddeleri olmak üzere tümünün; ulusal ve uluslararası hukuk kurallarına, demokratik toplum kurallarına aykırı düzenlemeler içerdiği, yasal bir hak olan grevin tüzük ve benzeri düzenlemelerle engellenemeyeceği ve özünün zedelenemeyeceği, Anayasanın 3.maddesinde temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamayacağının emredilmesine karşın tüzükte bu zorunluluğa uyulmadığı, dava konusu tüzükle mülki idare amirleri ve emniyet kuvvetleri tarafından yapılması planlanan baskı ve her çeşit caydırma eylemlerinin meşrulaştırılmasının amaçlandığı ve adeta bir savaş halinin öngörüldüğü, bu yaklaşımın grev hakkının özünü tamamen ortadan kaldıracağı, grev halinde yetkililerin güç kullanmaya ancak kamu düzeni ciddi surette tehdit altındaysa başvurabileceği, grevin yasal tanımının işyerinde faaliyeti durdurmak veya işin özelliğine göre önemli ölçüde aksatmak olduğu, bu amacın gerçekleştirilmesinin hukuki düzenlemelerle engellenemeyeceği, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 50.maddesinde grev hakkının özüne dokunmadan mülki idare amirlerine emniyet,inzibat,koruma ve sağlık işlerini düzenleme görevi verildiği,yasada kanun dışı grevin tanımlanmış ve müeyyidelendirilmiş olduğu, İl İdaresi Kanunu ile Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu'nun anılan 50.maddede öngörülen düzenleme ve tedbirlerin alınmasına olanak sağlayacak nitelikte olduğu halde dava konusu tüzükle kanun koyucunun amacının aşıldığı,şahsiyet hakları,özel hayatın dokunulmazlığı, basın özgürlüğü, düşünce açıklama ve grev hakkının özünün ortadan kaldıracak nitelikte engellemeler getirildiği, tüzüğün 2.maddesinin hukuk tekniğine uygun olmadığı, tüzüğün 3.maddesinin yasada yer almayan bir hükmü öngördüğü, tüzüğün 4.maddesinde öngörülen önlemler planından doğan uyuşmazlıkların nasıl çözümleneceğinin açıklanmadığı, tüzüğün 5.maddesinde alınacak önlemlerden bahsedildiği ancak bu önlemlerin gereklilik ölçüsünün mülki idare amirlerinin takdir ve tayinine bırakılmış olmasıyla subjektif değerlendirmelerin öne çıkabileceği, tüzüğün 7.maddesiyle ayrı bir hazır kuvvet oluşturulmasının greve giden işçileri baştan suçlu olarak gören bir düşüncenin ürünü olduğu, hazır kuvvet bulundurma şartlarının ilgili kanunda belirtildiği ve bunlar arasında grev ve lokavt uygulamasının bulunmadığı, tüzüğün l0.maddesinde yasal düzenlemeye aykırı olarak işyerinin bulunduğu alanda topluluk meydana getirilmesinin engellendiği, işçilerin işyeri ve çevresinden ayrılması zorunluluğunun getirildiği, tüzüğün 13.maddesiyle greve başvuran işçilerin kamuoyu desteğini almalarını engelleyecek, işçilerin grev yapmasını engelleyecek ve grevi kıracak önlemler getirildiği, tüzüğün 15.maddesiyle soyut ibarelerle yasal bir grevin uygulanmasına engel olabilecek önlemlere başvurabilme olanağı tanındığı, tüzüğün 16.maddesiyle greve başvuran işçilerin heyecanlarının ayakta tutulmasının ve birlik ve bütünlüğün sağlamalarının engellendiği, tüzüğün 21.maddesiyle grevin etkisiz hale getirilmesinin amaçlandığı iddialarıyla iptali istenilmektedir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
09.05.1997 REDDİNE DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 20303 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Grev ve Lokavtlarda Mülki İdare Amirlerince Alınacak Önlemlere İlişkin Tüzüğün başta 2,3,4,5/A-D-F-G,7,10/A-C,13/C-D-E-F,14,15,16,21.maddeleri olmak üzere tümünün; ulusal ve uluslararası hukuk kurallarına, demokratik toplum kurallarına aykırı düzenlemeler içerdiği, yasal bir hak olan grevin tüzük ve benzeri düzenlemelerle engellenemeyeceği ve özünün zedelenemeyeceği, Anayasanın 3.maddesinde temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamayacağının emredilmesine karşın tüzükte bu zorunluluğa uyulmadığı, dava konusu tüzükle mülki idare amirleri ve emniyet kuvvetleri tarafından yapılması planlanan baskı ve her çeşit caydırma eylemlerinin meşrulaştırılmasının amaçlandığı ve adeta bir savaş halinin öngörüldüğü, bu yaklaşımın grev hakkının özünü tamamen ortadan kaldıracağı, grev halinde yetkililerin güç kullanmaya ancak kamu düzeni ciddi surette tehdit altındaysa başvurabileceği, grevin yasal tanımının işyerinde faaliyeti durdurmak veya işin özelliğine göre önemli ölçüde aksatmak olduğu, bu amacın gerçekleştirilmesinin hukuki düzenlemelerle engellenemeyeceği, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu 2822 sayılı Kanun 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu K3451 md.38 K2822 md.38 K20303 md.21 K3451 md.13 K2822 md.25 K2822 md.39 K2822 md.33 K2822 md.1 K2822 md.50 K275 md.33