Davacı, davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile kendisi aleyhinde takip başlattığını,davalıdan ipoteğe konu olan 40.000,00 TL borç para almadığı gibi davalı ile ticari bir alışverişinin de bulunmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiş;hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı tapuda,resmi şekilde düzenlenen 28.05.2008 tarihli ipotek senedindeki borç miktarı bedelini davalıdan almadığı iddiasıyla,aleyhinde başlatılan takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini istemiştir.Davalı,davacının kendisinden aldığı mal karşılığı olan borcuna karşılık ipotek alındığını savunmuştur. Mahkemece, davacının ipotek tesisinin gerektiğine ilişkin hileli davranışlarla aldatılarak taşınmazına ipotek tesis edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.Taraflar arasında tapu müdürlüğünde resmi şekilde düzenlenen ipotek tesis işlemi geçerli olup tarafları bağlar.Davacı,dava dilekçesi ve yargılama aşamasında,ipotek tesisinin hile kullanılmak suretiyle tesis edildiğine ilişkin iddiada bulunmadığı gibi bu konuda delil de sunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Kaldı ki,tarafların ceza davasındaki beyanlarında,aralarında ticari alışverişin bulunduğu da görülmektedir.Hal böyle olunca,aksi kanıtlanamayan resmi ipotek senedindeki bedeli davalının talep etmesinde isabetsizlik yoktur.Mahkemece davanın reddi gerekirken,yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.