11.Daire 2009/8028 E. , 2010/4307 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONBİRİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacılar tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği görülmekle, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacıların, polis memuru olarak görev yapmakta iken uğradığı silahlı saldırı sonucu vefat eden murislerinden dolayı vazife malüllüğü hükümlerine göre aylık bağlanması için yaptıkları başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldıkları parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince; ölüm olayının, polis memuru olan müteveffanın vazifesi sırasında ve vazifesinden kaynaklanmadığı, bu nedenle davacılara vazife malüllüğü hükümlerine göre aylık bağlanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar tarafından, İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun Ek 4. maddesinin 1. fıkrasında, "Polis, görevli bulunduğu mülki sınırlar içinde, hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit, muhafaza ve yetkili zabıtaya teslim etmekle görevli ve yetkilidir." hükmü yer almış, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 14. sırasında ise, "Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak," disiplin cezasını gerektirir fiiller arasında sayılmıştır. 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun olay tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 44. maddesinde, her ne sebeple olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya uğradıkları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifesini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malül denileceği ve haklarında bu kanunun malüllüğe ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, 45. maddesinde, malüllüğün iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması halinde, buna vazife malüllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malülü denileceği hükme bağlanmış, 66. maddesinde de, iştirakçilerden 45. maddede yazılı vazifeden doğma sebeplerle ölenlerin aylıklarının, ölüm tarihinde bu Kanuna göre aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacağı kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanunun 48.maddesinde ise, vazife malüllüklerinin;
a)Keyif verici içki ve her çeşit maddeleri kullanmaktan,
b)Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan,
c)Yasak fiilleri yapmaktan,
ç)İntihara teşebbüsten,
d)Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından doğmuş olması durumunda, bunlara uğrayanlar hakkında adi malüllük hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.
Aktarılan düzenlemede, malülliyetin, görevin yapılması sırasında görevin neden ve etkisinden doğması halinde, ilgilinin vazife malülü sayılması ilke olarak kabul edilmiş; ilgilinin vazife malülü sayılmaması sonucunu doğuran nedenler, diğer bir ifadeyle malüliyeti doğuran eylem ile görev arasındaki nedensellik bağını kaldıran haller ise, Kanunun 48. maddesinde sayılmak suretiyle belirlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, polis memuru olan davacılar murisinin, yine polis memuru olan bir arkadaşı ile eğlenmek amacıyla gittiği gazinodan çıkıp ayrıldıkları sırada, içerden silah sesi duyulması üzerine gazinoya geri döndüğü, dosyada mevcut ... Ağır Ceza Mahkemesinin olayla ilgili mahkumiyet kararıyla da oluşan kanaate göre, müteveffa polis memurunun muhtemelen kendini tanıtıp sanıktan tabancayı istediği, sanığın alkolün vermiş olduğu etki ve daha önce arkadaşı ile yaşadığı tartışma nedeniyle içinde bulunduğu ruh haliyle tabancasını vermek istememesi ve bu arada sanık ile maktul arasında yaşanan boğuşma sonrasında, sanık ile maktülün bir ara ayrılmasını müteakip sanığın tabanca ile ateş etmesi sonucu vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacılar murisinin, karşılaştığı bir suça müdahale ile başlayan ve sanık ile arasında çıkan boğuşma esnasında, sanığın silahla ateş etmesi sonucu vefat ettiği anlaşıldığından, ölüm olayının; polis memuru olan davacılar murisinin mesleki görevinin neden ve etkisine bağlı olarak meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda, davacılara vazife malullüğü hükümlerine göre aylık bağlanmamasına ilişkin dava konusu işlemde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacılar temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmediğinden …- TL. harcın istemi halinde davacılara iadesine yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeye gönderilmesine 18.5.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.