İstemin Özeti : Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu tarafından 13.3.2003 tarihinde hakkında tedrici tasfiye kararı verilen ve Sermaye Piyasası Kanunu'nun 46/B-3 üncü maddesi uyarınca Yatırımcıları Koruma Fonu'na devredilen davacı tarafından, vergi alacağının iade edilmeyerek başka borçlarına mahsubuna ilişkin 8.10.2008 günlü ve 2008/809 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. …Vergi Mahkemesi, … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, Yatırımcıları Koruma Fonu'na devredilen davacı kurumun 2007 yılı kurumlar vergisi beyannamesine göre iadesi gereken alacağının, 9.9.2008 tarihli dilekçeyle nakden iadesinin istendiği, davalı İdarece, 6183 sayılı Yasanın 23 üncü maddesine göre nakden iadenin mümkün olmadığı belirtilerek dava konusu mahsup işleminin yapıldığının anlaşıldığı, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 46/A ve 46/B maddeleri uyarınca tedricen tasfiyeye tabi tutularak Yatırımcıları Koruma Fonu'na devredilen aracı kurumların tasfiyesinde öncelikle yatırımcılara ödeme yapılacağı, 6183 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde, tahsil edilip de reddi icap eden amme alacaklarının muaccel borçlara mahsup edilmek suretiyle reddolunacağının hükme bağlandığı, maddede öngörülen hususun 6183 sayılı Yasa uyarınca cebri takip yoluyla tahsil edilmiş olan ancak iadesi gereken alacakların iadesine ilişkin olduğu, davacının iadesini talep ettiği alacağın ise 6183 sayılı Yasa uyarınca tahsil edilen bir alacak olmayıp vergi mevzuatından doğan bir vergi iadesi alacağı olduğu dolayısıyla 6183 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre nakden iade yerine mahsup işlemi yapılmasının yasal olmadığı, öte yandan 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 46/B maddesinde; tedrici tasfiye kararı verilen aracı kurumun ödemelerinin duracağı ve tüm mal varlığı üzerinde bu karar tarihi itibariyle sadece fon tarafından tasarrufta bulunulabileceği, tasfiye bakiyesinin ise; tasfiye amacı kapsamında yer alan hak sahiplerinden alacağının tamamı karşılanamayanların alacağının ödemesinde kullanılacağı, bu alacaklar tamamen karşılandıktan sonra artan kısımdan öncelikle kamu alacakları ve kalandan fonun yaptığı avans ve tasfiye giderleri nedeniyle doğan alacağın ödeneceği hükmüne yer verildiği, bu düzenlemeyle öncelikle yatırımcı haklarının korunması amaçlandığı halde öncelikle amme alacağının tahsili sonucunu doğuracak şekilde yapılan mahsup işleminin yasaya uygun olmadığı ayrıca alacağın, davacının bu yönde bir iradesi olmadığı dikkate alındığında; ödeme emri ile istenmeden doğrudan alacağın tahsili sonucunu doğuracak şekilde yapılan mahsup işleminin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Davalı İdare, 6183 sayılı Kanun'nun 23 üncü maddesine göre yapılan işlemin yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
17.06.2010 ONANMASINA DANISTAYKARAR IDARI Vergi Hukuku 6183 sayılı Kanun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 6183 sayılı Yasa uyarınca cebri takip yoluyla tahsil edilmiş olan ancak iadesi gereken alacakların iadesine ilişkin olduğu, davacının iadesini talep ettiği alacağın ise 6183 sayılı Yasa uyarınca tahsil edilen bir alacak olmayıp vergi mevzuatından doğan bir vergi iadesi alacağı olduğu dolayısıyla 6183 sayılı Kanunu 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 809 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. …Vergi Mahkemesi, … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, Yatırımcıları Koruma Fonu'na devredilen davacı kurumun 2007 yılı kurumlar vergisi beyannamesine göre iadesi gereken alacağının, 9.9.2008 tarihli dilekçeyle nakden iadesinin istendiği, davalı İdarece, 6183 sayılı Yasanın 23 üncü maddesine göre nakden iadenin mümkün olmadığı belirtilerek dava konusu mahsup işleminin yapıldığının anlaşıldığı, Sermaye Piyasası Kanunu