13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2014/42787 E. , 2015/34523 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 21.09.2010 tarihinde ölen mirasbırakanları ...'in sağlığında 2006, 2007 ve 2008'li yıllarda tarlalarından hasat ettiği ürünü, buğday alım- satım tüccarı olan oğlu davalıya sattığını, satış işlemlerine karşılık davalı tarafından müstahsil makbuzu tanzim edildiği, ancak tüm bu satışlar nedeniyle mirasbırakana bir bedel ödemediğini ileri sürerek, paylarına isabet eden 218.825,53 TL ürün bedelinin müstahsil makbuzlarının düzenlendikleri tarihler esas alınarak işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, tarafların mirasbırakanların sağlığında, davalıya yaptığı ürün satışı nedeniyle ödenmeyen bedelin davacı mirasçıların miras hisseleri oranında tahsili isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak davacıların taleplerine rağmen faizle ilgili bir hüküm kurulmamıştır. Davacılar dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürmediğine göre, hüküm altına alınan bedele, dava tarihi olan 02.5.2013'den itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Karar bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.'nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.