2. Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35.maddesi aynı Kanunun 143. maddesinden önce uygulanması suretiyle 61.maddeye muhalefet edilmiş ise de, uygulama doğru yapılsa dahi, sonuç ceza değişmeyeceğinden bu aykırılık bozma nedeni yapılmamış, sanık atılı suçu işleyip çaldığı eşyaları hakimiyeti altına aldıktan sonra başka bir sokak üzerinde yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda sanığın eyleminin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanması ve adli sicil kaydında yer alan...Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/68-100 sayılı, 12.04.2011 tarihinde kesinleşen ve hırsızlık suçundan verilen ilamı nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanığın savunmalarında aküleri çalarken kullandığı anahtarı, akülerin bulunduğu müştekiye ait araçtan aldığını belirtmesi karşısında bu anahtarın müştekiye iadesine, yine suçta kullandığı el fenerinin ise müsaderesine karar verilmesi gerekirken her iki eşyanın dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden; hükmün 1412 sayılı CMUK.’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; Sanığın suçta kullandığı ancak müştekiye ait olduğu anlaşılan anahtarın müştekiye iadesine, el fenerinin ise 5237 sayılı TCK.nın 54.maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi suretiyle, Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın