2. Ceza Dairesi
Suç eşyasını satın almak suçundan sanıklar ... ve ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2010 tarihli ve 2008/424 esas, 2010/225 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 19/09/2013 tarihli ve 2010/29974 esas, 2013/17676 sayılı kararı ile onanmasını müteakip, sanıklar müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 31/10/2013 tarihli ve aynı sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile ek kararın kaldırılmasına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 06/11/2013 tarihli ve 2013/1196 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/12/2013 gün ve 2013/19504/78666 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/01/2014 gün ve 2014/3015 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; ... Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabul edilerek yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek kararın kaldırılmasını müteakip, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 14/11/2013 tarihli ve 2013/574 esas, 2013/592 sayılı karar ile bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 26/11/2013 tarihli ve 2013/1305 değişik iş sayılı kararının, aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurulan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 06/11/2013 tarihli ve 2013/1196 değişik iş sayılı kararının bozulması durumunda hukuken yok hükmünde olacakları düşünülerek yapılan incelemede, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2010 tarihli ilk kararında, sanıklar hakkında verilen cezaların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına açıkça karar verilmesine ve anılan kararın temyiz incelemesi aşamasında, sanıklar müdafii tarafından Yargıtay 6. Ceza Dairesi Başkanlığına hitaben sunulan dilekçeler ile sanıkların iyi halli olmaları ve sabıka kayıtlarının bulunmamasına rağmen cezalarının ertelenmediği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da karar verilmediği hususlarının dile getirilmesine rağmen, anılan kararın Yargıtay incelemesinden bu şekilde geçerek kesinleşmesini müteakip, sanıklar müdafii tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin hiç tartışılmadan karar verildiği, katılanın zararının bulunmadığı ve şikayetinden vazgeçtiği ileri sürülerek yapılan yargılamanın iadesi talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. maddesi kapsamında yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden hiç birisine uygun olmadığı, yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen hususların ilk derece mahkemesinde ve Yargıtay aşamasında incelenerek değerlendirildiği ve reddedildiği nazara alındığında, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararda hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın