2. Ceza Dairesi
Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/06/2010 tarihli ve 2009/138 esas, 2010/481 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince yapılan uyarlama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2013 tarihli ve 2012/596 esas, 2013/45 sayılı karar aleyhine ... ... Bakanlığınca verilen 09.12.2015 gün ve 2015-E.25966/81535 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2016 gün ve 2015/424564 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında sanığın kaçak elektrik bedelini 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesinde belirtilen 6 aylık süre içinde ödemediğinden bahisle sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesinde "Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar." şeklinde düzenleme yer aldığı, somut olayda 6352 sayılı Kanun’a göre uyarlama yargılamasının 23/07/2012 tarihinde başladığı ve sanığa zararı tazmin etmesi halinde cezasının tüm sonuçları ile ortadan kaldırılacağına ilişkin ihtarını içeren davetiyenin 03/08/2012 tarihinde tebliğ edildiği, katılan kurumun 17/08/2012 tarihli yazısına göre sanığın elektrik borcunun 77,42 Türk Lirası olduğunun bildirildiği, sanığın uyarlama yargılamasında katıldığı 21/01/2013 tarihli ilk oturumda 15/03/2013 tarihinde borcunu ödeyeceğini beyan ettiği, buna karşın mahkemece aynı celse itibari ile yargılama sonlandırılıp sanığın mahkumiyetine karar verildiği, her ne kadar sanık kaçak elektrik bedelini 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca bu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 aylık süre içinde ödememiş ise de, benzer bir duruma ilişkin Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 22/01/2015 tarihli ve 2013/33204 esas, 2015/1479 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanığı hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, sanığa bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanacak olan cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, söz konusu emsal ilamda incelenen mahkeme kararının ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2013 tarihli ve 2010/376 esas, 2013/77 sayılı kararı olduğu, bu kararda da 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden itibaren 6 aylık süre geçmiş olduğu, nazara alındığında sanığın borcu ödemek için mahkemeden talep ettiği ve makul sayılabilecek 2 aylık sürenin beklenilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın