2. Ceza Dairesi

Hırsızlık suçundan ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143/1, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair ... 2. Çocuk Mahkemesinin 17/01/2012 tarihli ve 2010/648 esas, 2012/3 sayılı kararını müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle ... 2. Çocuk Mahkemesi tarafından daha önce verilen hükmün açıklanmasına, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 143/1, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Mahkemenin 22/10/2015 tarihli ve 2015/61 esas, 2015/1017 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/02/2016 gün ve 2015/Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/89904 gün ve sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; ... zorunlu müdafii Avukat...ın yüzüne karşı verilen ... 2. Çocuk Mahkemesinin 17/01/2012 tarihli kararın, itiraz edilmemesi nedeniyle dosyadaki kesinleşme tarihinin aksine 24/01/2012 tarihi itibarıyla kesinleştiği hususu dikkate alınarak yapılan incelemede; Dosya kapsamına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. ” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarih itibarıyla 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap