2. Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Somut olayda, katılanın mahkemede bildirdiği adrese, yokluğunda verilen kararın gönderildiği, tebligat memurunca “taşındığı için” şeklinde evrakın üzerine şerh düşülerek mahkemeye iade edildiği, bunun üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, tebligat yapılan bu yerin katılanın adres kayıt sistemindeki adresi olmadığı anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddeleri uyarınca katılanın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebligat yapılması gerekirken, koşulları bulunmadığı halde aynı Kanun'un 35. maddesi uyarınca yapılan tebligat işlemi hukuken geçersiz olması karşısında, ek kararın katılana 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adresine usulüne uygun olarak tebliği ile tebligat ilmühaberi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçeside eklenerek incelenmek üzere İADESİNİN mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 19/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın