11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/17764 E. , 2015/12645 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/05/2014 tarih ve 2009/596-2014/243 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili ve asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar .... ve ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/11/2015 günü hazır bulunan davacı-birleşen davada davalı vekili Av. ... ile davalı-birleşen davada davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili, müvekkilinin davalı ...'nin ortağı olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin sahibi olduğu lisans hakkı sayesinde müvekkili adına Türkiye'de müvekkili tarafından seçilen tedarikçiler aracılığı ile asansör ve asansör yedek parçası ürettirerek yurtdışına ihraç ettiğini ve iç pazar talebini karşıladığını, müvekkilinin mülkiyetinde bulunan ve dava dilekçesinde liste halinde belirtilen ekipmanı davalı şirket vasıtası ile Türkiye'deki tedarikçi firmalara ulaştırdığını, davalı şirket yönetim kurulunun baskıları ve hüsnüniyete aykırı hareketleri neticesinde bu ekipmanların tedarikçilerden müvekkilinin izni olmaksızn haksız olarak geri alındığını, ekipmanların halen davalı şirket zilyetliğinde bulunduğunu, ekipmanların haksız olarak toplatılması sonucu müvekkilinin üretim yapamadığını, yurt içi ve yurt dışı üretim siparişlerini karşılayamadığını, ticari itibarının zedelendiğini, sahibi olduğu lisans haklarını kaybetme tehlikesine sürüklendiğini, yönetici ortak konumunda olan davalı ....'ın şirket işlerinin yürütülmesinde gerekli özeni göstermediğini, temsil yetkisini ihlal ettiğini, hesap verme yükümlüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek, mülkiyeti davacıya ait olup davalıların zilyetliğinde bulunan ekipmanların iadesine ve ekipmanların tedarikçilerden haksız olarak alınması nedeniyle davacının uğradığı zarar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL'sinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile ekipmanların iadesine ilişkin taleple ilgili olarak dava değerini 130.966,94 TL'ye çıkarmış, birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalılar, birleşen davada davacılar vekili, asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada müvekkili şirketin 2005 yılındaki unvanı ... olan davacı-birleşen davada davalı ...’nin büyük ortak olduğu ... ve ... arasında kurulduğunu, şirketin kuruluş amacının ...'daki teknoloji Türkiye'ye transfer edip Türkiye'de üretim yaparak maliyetleri düşürüp Avrupa ve Ortadoğu pazarına girebilmek olduğunu, ... ile 26.04.2007, 03.08.2007, 24.11.2006 tarihli sözleşmeler imzalandığını, davalı ...'nin 26.04.2007 tarihli asansör kapı panellerinin Türkiye’de üretilmesine ilişkin anlaşmayı ihlal ettiğini, sözleşmede panellerin patent sahibi dava dışı ... isimli şirketten lisans hakkının alınması için davalının yardımcı olmayı taahhüt ettiğini, bu lisans hakkı alınamasa dahi davalı şirketin Türkiye'deki imalat bedeli karşılığında kapı panelini göndermeyi taahhüt ettiğini, alt lisans alınamamasına rağmen davalı şirketin sözleşmede öngörülen kapı panellerini göndermediğini, müvekkilinin bu kapı panellerini üretmek için yeniden harcama yapmak zorunda kaldığını, kapı panellerinin tanıtımı için de tanıtım masrafı yaptığını, davalı şirketin 03.08.2007 tarihli sözleşme ile ... asansör makinelerinin sadece Türkiye’de üretimi konusunda taahhütte bulunduğu halde bu yükümlülüğünü ihlal edip makineleri ...’da üreterek müvekkili şirketin yurt dışındaki satışlarını sekteye uğrattığını,03.08.2007 tarihli sözleşmenin müvekkili şirketin temsilcileri ... ile davalı şirketi temsilen ... arasında imzalandığını, başlığı ortaklar toplantısı şeklinde olsa da gerçekte pay sahipleri sözleşmesi olduğunu, davalı ...'in davalı şirketi temsilen hareket ettiğini, bu kabul edilmediği taktirde şahsen sorumlu olduğunu, üçüncü kişi yararına sözleşme niteliği taşıdığını ileri sürerek, davalı şirketin 26.04.2007 tarihli sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle2.000,00 EURO maddi tazminat, davalı şirketin veya sözleşmenin davalı ... tarafından kendi adına imzalandığının kabulü halinde ...’in 03.08.2007 tarihli sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine germemesi nedeniyle 2.000,00 EURO maddi tazminata hükmedilmesine, davalıların müvekkilinin ticari itibarını zedelemesi nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 126.397,60 Euro ve 87.300,76 Euro'ya yükseltmiştir. Birleşen davanın davalısı ... cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf 24/11/2006 tarihli sözleşme gereği davalıya verdiği alet, kalıp, takım vs'yi talep etmiş ise de sözleşmenin 2. maddesinde bu alet ve takımların kullanım süresinin 5 yıl olduğu kararlaştırıldığından ve dava tarihi itibari ile 5 yıl dolmadan bu aletlerin talep edilmesi yasal olarak mümkün olmadığından, davacı bu sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini de ispatlayamadığından davacının iade talebinin yerinde görülmediği, 24/11/2006 tarihli sözleşmede kalıp sayısı 13 olarak belirtilmiş ise de bu sözleşmede "gelecekte bu listeye ilave olabilecek takımlar, kalıplar için de aynı bu sözleşmedeki kuralların geçerli olacağı" hükmünün düzenlendiği, sözleşmedeki bu hükme istinaden davacı tarafından sonradan davalıya gönderilen alet, takım ve kalıplar da bu sözleşme kapsamına gireceğinden, davacının davalıya gönderdiği 22/01/2010 tarihli faks mesajında da geri istenen kalıp sayısının 23 olarak belirtilmesi de sonradan gönderilen kalıpların da sözleşmeye dahil olduğunu gösterdiğinden sözleşmedeki 13 adet kalıbın dışındaki aletler de sözleşme kapsamında olduğundan davacı tarafından istenemeyeceği, birleşen davada davacı 26/04/2007 tarihli belgeye dayanmış ve bunu sözleşme olarak nitelendirmiş ise de bu belgede birleşen dosyanın davacısı taraf olmadığından ve bu belge bir sözleşme olmayıp sözleşme öncesi tartışılan bir düzenleme olduğundan sözleşmede tazminat istenemeyeceği hususu da açıkça belirtildiğinden, davacının taraf olmadığı bir belgeye dayalı olarak tazminat talebinde bulunamayacağı, birleşen davada davacı vekili 03/08/2007 tarihli belgenin de sözleşme olduğunu, pay sahipleri sözleşmesi niteliğinde olduğunu belirterek tazminat talebinde bulunmuş ise de söz konusu bu belgedeki karar, davacı şirketin ortaklar toplantısına ait karar olup, pay sahipleri sözleşmesi olmadığından, pay sahipleri sözleşmesi ortakların şirket iç işleyişine ait düzenledikleri bir sözleşme iken, söz konusu 03/08/2007 karar ise ortaklar toplantısında alınan bir karar olup, şirketin yapacağı AM-1 makinaları ile ilgili olup bu belgede imzası bulunmayan davalı şirkete karşı davacının bir hak talep etmesi yasal olarak mümkün olmadığı gibi, şirket ortağı olarak karara imza atan davalı ..., başka bir şirketin eyleminden ötürü sorumlu tutulamayacağından bu belgeye dayalı olarak da davacının tazminat talebinin yerinde olmadığı, birleşen dosya davacısının manevi olarak zarara uğratılmasının da söz konusu olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili ve asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar .... ve ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve gerekçeli kararın başlığında birleşen davanın davalısı ...'in adının yazılmaması maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili ve asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar .... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.