2. Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz istemi sonrası mahkemece 26.03.2013 tarihli ek karar ile bu suça yönelik temyiz isteminin reddine karar verildiği ve bu karara yönelik herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan verilen kararın kesinleştiği; ayrıca sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik itirazın ...Ağır Ceza Mahkemesince incelenerek 01.03.2013 tarih, 2013/265 D.İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve bahse konu kararın itiraz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede; I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin reddine dair mahkemece verilen 26/03/2013 gün ve 2011/545 E. - 2012/1637 K. sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararın istem gibi ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında hırsızlık; sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali; suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'a yönelik gerçekleşen hırsızlık suçuna ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık ...'a verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delilere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, III-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında müşteki ...'a yönelik gerçekleşen hırsızlık suçuna ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, müştekinin evinden çalınan eşyaların olaydan sonra ele geçirilememesi karşısında suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde tartışılmadan yazılı şekilde suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Müştekinin soruşturma aşamasında alınan beyanında, olay günü saat 10.00 sıralarında evden ayrıldığını, saat 21.45 sıralarında eve geldiğinde hırsızlık suçunun işlendiğini gördüğünü beyan ettiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre 28/03/2010 tarihinde başlayan yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin batış saatinin 19.35 olduğu, gece vaktinin saat 20.35'te başladığının anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesiyle artırılması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 11/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın