Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün, sanığa tebliğ edilmeden soruşturma aşamasında sanık müdafii olarak bulunan Av. ...'e tebliğ edildiği, Av. ...'ün de sanık müdafii olarak kararı süresinde temyiz ettiği, ancak adı geçen avukatın kovuşturmanın hiçbir aşamasında sanık müdafii olarak duruşmalara katılmaması, dosya içerisinde sanık tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş bir vekaletname örneğinin bulunmaması ve zorunlu müdafiiliği gerektiren herhangi bir ilişkinin olmaması hususları dikkate alındığında, sanık ... ile Av. ... arasında yasal anlamda vekalet-müdafiilik ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğinden, öncelikle sanık ile Av. ... arasında vekalet ilişkisinin olup olmadığı araştırılıp, geçerli bir vekaletnamenin olması halinde, vekaletnamenin aslı veya onaylı bir örneği dosya içerisine eklenerek; ancak geçerli bir vekalet ilişkisinin bulunmadığının anlaşılması halinde ise gerekçeli kararın usulüne uygun olarak sanık ...'e tebliği ile, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde gerekçeli temyiz dilekçesi de eklenerek; incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 09/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.