2. Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 03/06/2008 tarihinde sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, sanığın süresinde temyizi üzerine 05/07/2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa’nın geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrasına göre işlem yapılması için dosyanın 21/07/2012 tarihinde Dairemiz tarafından mahkemesine iade edildiği, iade kararının elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, iade üzerine mahkemece katılan kuruma yazılan yazıya verilen cevapta ödeme yapılmadığının bildirilmesi nedeniyle her iki suç yönünden temyiz incelemesi için 14/01/2013 tarihli üst yazı ile dosyanın yeniden Yargıtaya gönderildiği, bu kez Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6352 sayılı Kanun gereğince 6 aylık sürenin beklenilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın iade edilmesi nedeniyle mahkemece 20/03/2013 tarihli kararla karşılıksız yararlanma suçundan TCK’nın 163/3. maddesi gereğince mahkumiyete karar verildiği ve kararın temyiz edilmeden 15/04/2013 tarihinde kesinleştiği, bilahare mahkemenin 25/04/2013 tarihli üst yazı ile mühür bozma suçundan verilen 03/06/2008 tarihli karar ile ilgili temyiz incelemesi için dosyanın iade edilmesi üzerine Dairemizce 25/02/2014 tarihinde mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verildiği ve mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmek suretiyle 03/02/2015 tarihinde sanığın beraatine karar verildiği ve katılan vekili tarafından mühür bozma suçundan verilen beraat hükmünün temyiz edildiği belirlenerek; Mahkemece her ne kadar kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm bölümünde “karşılıksız yararlanma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmışsa da, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine” karar verilmiş ise de, gerekçeli kararın başlık bölümünde suç adının mühür bozma olarak gösterildiği gibi, hükmün gerekçe bölümünde “kurumca mühürleme belgesi adı altında gönderilen 24/04/2006 günlü belgede ‘sayacın kapağı bulunmadığından mühürleme işlemi yapılamadığının’ yazılı olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 203/1. maddesindeki mühür bozma suçunun unsuru olan usulüne uygun biçimde düzenlenmiş mühürleme belgesi bulunmadığı gözetildiğinde, unsurları itibari ile oluşmayan atılı suçtan sanığın beraatine” karar verildiğinin belirtilmesi nedeniyle, “karşılıksız yararlanma” ibaresinin sehven yazıldığı ve beraat kararının mühür bozma suçuna ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 23/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın