Somut olayda, birleşen 2014/48 E. ve 2014/49 E. sayılı dosyalarda şikayetçi Kooperatif vekilince verilen temyiz dilekçesinde, birleşen iki dosyaya ilişkin olarak temyiz itirazları ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. Birleşen 2014/48 ve 2014/49 E. sayılı dosyalarda şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinin 03.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 48. maddesi uyarınca süresinde temyiz kaydı yapılmış ise de, birleşen 2014/48 E. ve 2014/49 E. sayılı dosya yönünden ayrı temyiz başvuru ve temyiz karar harcı yatırılması gerekirken, tek temyiz başvuru ve temyiz karar harcı yatırılmıştır. Her iki birleşen dosyaya yönelik anılan harçlar yatırılmışsa buna ilişkin belgenin dosya içerisine konulması, yatırılmamışsa yatırılması için HUMK'nın 434/3. maddesi uyarınca anılan şikayetçi vekiline muhtıra çıkarılması, sonucuna göre gerektiğinde anılan harçları yatırılmayan birleşen dosya yönünden aynı hüküm uyarınca bir karar verilmesi, harcı yatan dosya yönünden temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi,

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
10.04.2015 YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6100 sayılı HMK’nın 321. maddesinin 2. fıkrasına göre; kararın tefhimi için hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanamadığı ve bu nedenle zorunlu olarak hüküm özetinin tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu hüküm doğrultusunda, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği hallerde gerekçeli kararın taraflara tebliği zorunludur (Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (İkinci Bölüm) 20.03.2014 gün ve 2012/1034 Başvuru sayılı kararı da aynı yöndedir). Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda (hüküm özeti) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nın 321/2. maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar. İcra İflas Kanunu HMK md.321 HMK md.312/2 İİK md.363 HMK md.321/2 K6100 md.321