2. Ceza Dairesi
Elektrik hırsızlığı suçundan sanık ...’nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 49l/ilk, 522/1 ve 523/1. maddeleri ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddesi gereğince 60.840.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 6. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2004 tarihli ve 2004/269 esas, 2003/461 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi bakımından sanık müdafii tarafından yapılan talep neticesinde, elektrik hırsızlığı suçundan sanığına ceza verilmesine yer olmadığına ve daha önce verilen mahkumiyet hükmünün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2013 tarihli ve 2004/269 esas, 2004/461 sayılı ek kararını müteakip, hükümlü müdafıinin yaptığı adlî sicil arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, anılan ilâmda yer alan elektrik hırsızlığı suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 95/2. maddesi gereğince esasen vaki olmamış sayılmasına, mahkûmiyet hükmünün 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 9,12 ve geçici 2. maddeleri gereğince adlî sicilden ve arşiv kaydından silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 07/03/2014 tarihli ve 2004/269 esas, 2004/461 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/08/2015 gün ve 2015-16555/53028 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/09/2015 gün ve 2015/293110 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca arşiv kaydının silinmesine karar verilmiş ise de, karar tarihinden önce 11/04/2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adlî Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğini Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği, kaldı ki yapılan değişiklikle arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılacağının hükme bağlandığı, öte yandan 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında 11/04/2012 tarihinden itibaren adlî sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gibi, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sanığın mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın