4. Hukuk Dairesi 2015/508 E. , 2016/4848 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 05/03/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 17/09/2014 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/04/2016 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat .... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava; haksız şikayet nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş; karar taraflarca temyiz edilmiştir. Davacılar her biri için ayrı ayrı davalılardan müştereken ve müteselsilen ödetilmek üzere manevi tazminata hükmedilmesini istemişlerdir.
Davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Bu durumda yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin davanın kabul veya reddine göre her bir davacı lehine veya aleyhine ayrı ayrı hesap edilmesi gerekir. Mahkemece davacıların isteklerinin reddine karar verilmiş olmasına göre vekalet ücretinin her bir davacı yönünden davalılar yararına ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmamış ise de anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.