Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ...geldi. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
09.02.2016 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı HMK’nun 31.maddesi uyarınca davacının sezon kaybına ilişkin talebi açıklamaya muhtaç olup, mahkemece davacıya bu konu açıklattırılarak sonucu doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir, davalı vekilinin temyizi yönünden ise; davaya konu otelin tüm bölümlerinin 9 ay süre ile davalı şirkete tahsisine ilişkin olarak taraflar arasında 23.03.2009 tanzim, 01.04.2009 başlangıç tarihli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 3.maddesi aynen; “..konaklama tarihleri arasında kiraya veren, oteli her hangi bir müşteriye konaklama veya başka bir amaçla tahsis edemez. Otele ait toplantı salonu, yemek salonu, havuz vs. gibi alanları her hangi bir kimse veya kuruluşa kullandıramaz” hükmünü içermektedir. Sözleşme ile amaçlanan husus otelin sınırlı süre ve belli bir bedel karşılığında davalıya bırakılması olup bu durumda davalının taşınmazda bulunmasının kira ilişkisi olarak nitelendirilmesi gerekir. 6099 sayılı T.B.K.’nun 316/1.maddesi (B.K.’nun 256.maddesi) hükmü uyarınca kiracı kiralananı özenle kullanmak ve aynı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6098 sayılı TBK'nun 347.maddesi gereğince konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır.Taraflar arasında 23.03.2009 tanzim ve 01.04.2009 başlangıç ve 31.12.2009 bitiş tarihli sözleşme düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dairemizin bozma ilamında açıklandığı üzere sözleşme ile amaçlanan husus otelin sınırlı süre ve belli bir bedel karşılığında davalıya bırakılması olup bu durumda davalının taşınmazda bulunmasının kira ilişkisi olarak nitelendirilmesi ve 01.04.2009 başlangıç tarihli sözleşmenin kira sözleşmesi olarak kabulü gerekir. Davalı kiracı tarafından kira süresinin bitiminden önce kiralayana bir feshi ihbar gönderilmediği gibi tahliye ve anahtar teslimine ilişkin yazılı bir belge sunulamamış, davacı tarafça davalının 01.03.2010 tarihinde kiralanan oteli tahliye ettiği bildirilmiştir. Davalı kiracı kiralananın daha önce tahliye edildiğine dair yazılı bir belge sunamadığına göre tahliye tarihinin 01.03.2010 tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 1yıl süre ile yenilendiği ve kiracının yenilenen kira dönemi bitmeden taşınmazı 01.03.2010 tarihinde tahliye etmesi nedeniyle kural olarak kiracı dönem sonuna kadarki kiralardan sorumludur. Buna karşın kiralayanın da, kendi üzerine düşen görevi yapması, kiralananın yeniden kiraya verilebilmesi için gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu K6099 md.316/1 K6100 md.31 TBK md.347 K6098 md.114 HMK md.31 K6098 md.347 K818 md.98