19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2015/13480 E. , 2016/3565 K.
"İçtihat Metni"
TARİHİ : 21/05/2015 NUMARASI : 2014/198-2015/399
vek.Av. A.. A..
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalı alacaklı tarafından davacının da hissedar olduğu dava dışı borçlu şirket aleyhine kambiyo senetleri yolu ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinde de müvekkiline haciz ihbarnamelerin çıkartıldığını, ancak müvekkiline itiraz hakkı tanınmadan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğlerin yapıldığını, ayrıca dava dışı borçlu şirkete müvekkilinin de ortak olduğunu, bu nedenle üçüncü kişi sayılamayacağını, bu nedenlerle haciz ihbarnamelerinin geçersiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafa haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, bu nedenle davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, icra mahkemesinde davacı tarafından açılan, tebligatların usulsüzlüğüne ilişkin davanın reddedildiğini, dava dışı borçlu şirketin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının icra takibi borçlusu olan dava dışı şirketin icra takip tarihi itibariyle ortağı olduğu, davacının şirket ortağı olması nedeniyle icra takibi yönünden üçüncü kişi sayılamayacağı ve üçüncü kişi sıfatıyla çıkartılan haciz ihbarnamelerinin hukuken geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra dosyasında davacıya İİK'nun 89.maddesi uyarınca gönderilen 1., 2., ve 3. haciz ihbarnameleri Tebligat Kanunu'nda belirtilen usule göre tebliğe çıkartılmaksızın, anılan kanunun 35.maddesine göre tebliğe çıkartılmıştır. Dolayısıyla somut olayda usulsüz haciz ihbarnameleri nedeniyle haciz ihbarnamesinin kesinleştiğinden bahsedilemez. Mahkemece bu gerekçelerle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.