8. Hukuk Dairesi

Davacı 3. kişi vekili, 17.01.2012 tarihinde haczedilen malların vekil edenine ait olduğunu ileri sürerek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve mahcuzların değerinin %15'inden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu şirket arasındaki makine satışının alacaklılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı yapıldığını, aksi kanaatte dahi borçlu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkinin işyeri devri niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki bu ilişki kapsamında daha önceden verilmiş Mahkeme ve Yargıtay kararları olduğunu savunarak davanın reddi ile % 40'dan az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı borçlu şirket temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya cevap vermemiştir. Mahkemece; ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne; dava konusu mal üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı alacaklının temyizi üzerine Dairemizce, 2013/21944 Esas, 2015/4007 Karar sayılı, 12.02.2015 tarihli karar ile bozulmuş; Daire kararına yönelik davacı 3. kişi vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasıdır. Mahkemece hükme esas alınan Hukukçu ... ve Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 08.02.2013 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu mahcuzun 25.11.2004 tarihli fatura ile ithal edildiği, sözkonusu faturanın davacının ticari defterlerde kayıtlı olduğu belirtilmiştir. Öte yandan; anılan bilirkişi raporunda davacının 1999, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2010, 2011 yıllarına ait yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin incelendiği, bunların açılış tasdiklerinin yapıldığı belirtilerek açılış tarihleri zikredilmiş, 2010 yılı yevmiye ve 2011 yılı yevmiye ve envanter defterlerinin kapanış tasdikinin bulunduğu tarihleri yazılmak suretiyle belirtilmiş olmasına rağmen diğer yıllara ait ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığına ilişkin bir tespite yer verilmemiştir.Bu bilgilere göre, anılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime uygun bir rapor olduğundan bahsedilemez. Bu nedenle; Mahkemece, davacı vekilinin dava dilekçesinde delil olarak ileri sürdüğü fatura ve davacının ticari defter ve kayıtları esas alınmak suretiyle makine mühendisi, mali müşavir ve gümrük uzmanı bilirkişilerden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak haczedilen enjeksiyon makinasının davacının dayandığı faturada belirtilen makine olup olmadığı, bu faturanın davacının ticari defterlerine işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulune uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması, ayrıca mahcuzun ithal mal olması da dikkate alınarak getirtilecek gümrük kayıtları ve buna dair ödeme belgelerinin de davacının iddiasını doğrulayıp doğrulamadığının duraksamaya ver vermeyecek şekilde belirlenmesi ve bundan sonra dosyadaki diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap