Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın 5607 sayılı Yasa'ya muhalefet suçunu işlediği iddiası ile açılan davanın yargılaması sonucunda beraat kararı verilmiş ise de, Dava konusu kaçak cep telefonlarının ele geçirildiği iş yeri, hakkında mahkumiyet kararı verilen diğer sanık ... adına kayıtlı ise de, yapılan arama sırasında sanık ... 'nun da iş yerinde olduğu, diğer sanık ...'nın iş yerini kızı olan sanık ... ile birlikte işlettikleri yönünde anlatımlarda bulunduğu, sanık ... da benzer yönde savunmada bulunarak, bu iş yerinde tezgahtar olduğunu, dükkana alınan telefonları babası olan diğer sanığın kontrol edip aldığını, kendisinin sadece satışını yaptığını, telefonların kaçak olduğunu bilmediğini savunmuş ise de, bu hususun ticari hayatın olağan işleyişi ile bağdaşmadığı, tüm dosya kapsamına göre, iş yerinde kaçak cep telefonu satışı yapmak şeklinde gelişen atılı suçun sübuta erdiği gözetilerek, sanığın cezalandırılması yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/04/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.