Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, katılanı sık sık telefon ile aradığı, zaman zaman işyerine giderek konuşmaya çalıştığı ve telefon konuşmalarından birinde de, iddianamede belirtilen sözlerle katılana tehditte bulunduğunun kabul edilmesi karşısında, sanığın eylemlerinin, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun yanı sıra, TCK'nın 106/1-son maddesinde düzenlenen tehdit suçunu da oluşturduğu ve her iki suçtan ayrı ayrı cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK'nın 44. maddesi delaletiyle, yalnızca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, katılan ... ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.