11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2015/8799 E. , 2016/3491 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2015 tarih ve 2014/151-2015/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “...” markalarının sahibi olduğunu, 04/01/2013 tarihinde, 2013/... no'lu, "..." ibareli, 29. sınıfta yer alan mallar için marka başvurusunda bulunduğunu ancak, başvurunun davalı tarafından 98/019498, 99/009314, 2012/105726 sayılı markalar gerekçe gösterilerek “süt ve süt ürünleri (tereyağı hariç). Zeytin, zeytin ezmeleri” ürünleri yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini oysa, markalar ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı gibi, müvekkilinin “zeytin ürünleri” bakımından da önceye dayanan hak sahipliğinin nazara alınmadığını, redde mesnet markaların hükümsüzlüğü için açılan davanın beklenilmesi istenilmiş ise de, bu taleplerinin de kabul edilmediğini, müvekkilinin marka üzerinde önceye dayalı, kazanılmış hak sahibi olduğunu ileri sürerek,...’in 2014-M-725 sayılı kararının iptalini, hükümsüzlük dava sonuçlarının beklenmesine yönelik talebin reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunun tespitini, dava sonuçlarının beklenilmesini ve müvekkili marka başvurusunun kısmi redde konu mallar bakımından da tescil işlemlerinin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili,... kararının usul ve yasaya uygun olup, marka tescilinin de münhasıran müvekkili yetkisinde bir idari işlem olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, markalar arasında kısmen sescil benzerlik olsa da, başvuruda bulunan farklı kelime ve rakamların ve kare şeklinin görsel olarak farklılaştığı, ortalama yararlanıcılar, tüketiciler nazarıyla bakıldığında ilk bakışta herhangi bir iltibas incelemesine gerek kalmayacak şekilde aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları, davacı başvurusundaki ek kelime, rakamlar ve şeklin başvuru ve redde mesnet markaları ayırt edilemeyecek kadar benzer veya aynı olmaktan kurtardığı, malların yararlanıcıları ve tüketicilerin ilk bakışta iki farklı marka karşısında olduklarını algılayabilecekleri, bu itibarla, 556 sayılı KHK'nn 7/1-b maddesi anlamında markalar arasında aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile,...'in 21/02/2014 tarih, 2014-M-725 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu başvuru “...... ...” ibaresinden oluşmakta olup, davalı tarafından redde dayanak alınan dava dışı şirketler adına kayıtlı markaların da tek ve esaslı unsurunu “...” ibaresi oluşturmaktadır. Her ne kadar, mahkemece dava konusu işaretlerin 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında mutlak ret sebebi oluşturmayacağı kabul edilmiş ise de, işaretlerin anılan madde kapsamında "aynı" olmamakla birlikte, başvurunun asli ve baskın unsurunun “...” kelimesi olması karşısında, başvuru konusu “...” ibaresinin farklı renk unsuruna sahip olması ve yazım karakterinin bir çerçeve içerisinde bulunmasının işaretlerin "ayırt edilemeyecek derecede benzer" olduklarının kabulünü gerektireceğinden yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.