Davacı, davalıdan 4.401,21 TL alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için başlattığı icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacıdan herhangi bir mal ya da hizmet satın almadığını, anjiyo olduğunu ve kendisine stent takıldığını, ancak stentin nasıl temin edildiğini bilmediğini, geçirdiği anjiyodan 2 sene sonra hakkında icra takibi yapıldığını ve davalıya borcu olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 4.401,21 TL asıl alacak üzerinden devamına, icra takibine itirazın bu miktar gözetilerek iptaline, icra takip tarihine kadar işlemiş faiz isteğinin reddine ve asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı eldeki dava ile davalıya stent sattığını ileri sürerek alacağının tahsili amacıyla faturaya dayalı olarak başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş, davalı ise davacıdan herhangi bir mal ya da hizmet satın almadığını ileri sürerek akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda davacı, davalıya stent sattığını yasal deliller ile ispat yükü altında olup, alacağın miktarı itibariyle olayda tanık dinlenemez. Kaldı ki; SGK Başkanlığının 01.06.2009 tarihli yazısında, davalının 21/11/2005-03/12/2005 tarihleri arasında tedavi gördüğü, tedavisi esnasında kroner stent kullanıldığı ve bu stentle ilgili olarak düzenlenen 21/12/205 tarihli faturaya karşılık Emekli Sandığınca 292,71 TL ödeme yapıldığı bildirilmiş, yazı ekinde gönderilen belgede malzemenin alındığı firma ... Medikal Paz. Tic. Ltd. olarak gösterilmiştir. Şu halde, mahkemece ispat yükünün davacıda olduğu gözetilerek ve karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.