10. Hukuk Dairesi
-KARŞI OY- 10.09.2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7/3. maddesi ile "31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz" hükmü getirilmiştir. 10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7/3. maddesi ile getirilen hükmün dava şartı olduğu, eldeki davanın, yasanın yürürlüğünden sonra açıldığında ve davacının Kuruma müracaatının bulunmadığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Daire çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf, bu dava şartı eksikliğinin sonradan tamamlanıp tamamlanamayacağı konusundadır. Yeni düzenleme, iş mahkemelerinin iş yükünün azaltılması amacıyla getirilmiş olup; sigortalı uyuşmazlığın çözümü için önce Kuruma müracaat edecek, Kurum talebine olumsuz cevap verirse veya belli bir süre sessiz kalırsa ancak dava açılabilecektir. İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine getirilen düzenleme, önce Kuruma müracaat ile ihtilafın oluşması şartını aradığı için bir dava şartıdır. Dava şartları 6100 sayılı HMK’nun 114 üncü maddede sınırlı olarak sayılmıştır. Çoğunluk görüşünde somut olayın 114 üncü maddede sayılan hangi dava şartlarından olduğu hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Azınlık görüş olarak tarafımızdan bunun hukuki yarar dava şartı olduğu savunulmaktadır. Dava şartı olan hukuki yarar, davanın açılması anında mevcut olmalıdır. Gelecekteki bir hukuki yarar için dava açılamaz. Davacı tarafından dava açılırken mahkemeden hukuki koruma istediğinde, korunmaya değer bir yararı olmalıdır. İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine getirilen düzenleme ile dava açılabilmesi için önce sigortalı ile ... arasında uyuşmazlık bulunması şartı aranmıştır. Bu uyuşmazlık ise Kurumun istemi reddetmesi veya reddetmiş sayılması ile oluşur. Bunun için de Kuruma müracaat zorunludur. Sigortalının henüz Kurumca reddedilmiş bir talebi yokken, Kurumun talebini reddetme ihtimaline binaen dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Hukuki yarar dava şartı mevcut olmadan dava açılması halinde, mahkemece davacıya süre verilerek, hukuki yarar için uyuşmazlık çıkmasını ve dava şartı eksikliğinin giderilmesi de usulen mümkün değildir. Zira Kurum, sigortalının talebini kabul ederse uyuşmazlık çıkmayacak, hukuki yarar hiç oluşmayacak ve dava açılamayacak, eğer davacının talebi kabul edilmez ise de uyuşmazlık bu talebin ret edildiği tarihte çıkmış olacağından, dava tarihi itibariyle hukuki yarar dava şartı yine gerçekleşmemiş olacaktır. Somut olayımızda bulunan dava şartı hukuki yarar yokluğudur. Çünkü henüz taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu dava şartı, mahkeme tarafından uyuşmazlığın oluşması için belli bir süre verilerek giderilemez. Yani, HMK’nun m. 115/2 maddesinde düzenlenen sonradan giderilebilecek dava şartlarından değildir. Mahkemenin davayı reddetmeyip elinde bekletmesi, yasanın çıkış gerekçesine ve davaların azaltılmasına yönelik çıkarılan bu kanunun amacına da uygun düşmez. Mahkemenin "dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın (usulden) reddine” dair karar vermesi gerekirken davanın esasına girerek karar vermesi usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan ,sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın