13. Hukuk Dairesi         2015/8706 E.  ,  2016/6656 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı kurum ile 2005 tarihli ihale sonucu malzemeli yemek pişirme, dağıtım ve sonrası hizmet alımı işini taahhüt eden yüklenici sıfatıyla sözleşme imzaladığını, yapılan sözleşme uyarınca 27/12/2005 tarih ve 033-B2-951 sayılı ... Şube Müdürlüğünden alınan 102.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu, şirketçe üstlenilen iş nedeniyle davalı kuruma verildiğini, şirketin bu teminat mektubu nedeniyle icraya maruz kaldığını, bu nedenle teminat mektubunun akıbetini davalı kurumdan sorduklarını, kurumca dava konusu yapılan teminat mektubunun şirketin vergi borcundan dolayı irad kaydedildiğini öğrendiklerini, oysa şirketin üstlendiği iş nedeniyle herhangi bir vergi ve sigorta borcu olmadığından yasa ve sözleşme gereği anılan kesin teminat mektubunun irada çevrilmesi ve vergi müdürlüğüne ödenmesinin mümkün olmadığını belirterek 102.000,00TL kesin teminatın irad kaydedilme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Davacının davasının KABULÜ İLE, 102.000,00 TL si alacağın 23/11/2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davacı, davalı ile imzalanan hizmet alımına ilişkin ihale nedeniyle verilen 102.000 TL kesin teminatın üstlenilen işle ilgili vergi ve sigorta borcu olmadığından irat kaydedilmesinin mümkün olmadığını belirterek kesin teminatın iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, vergi dairesinden gelen yazı doğrultusunda vergi borcu olduğundan irat kaydedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflarca imzalanan sözleşme hükmünün 12.4.1. maddesinde “ Taahhüdün, sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, Sosyal Sigortalar Kurumundan alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesinin ardından kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tamamı, yükleniciye iade edilecektir.” ve 12.4.2. maddesinde “Yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye ve ...na olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin hizmetin kabul tarihine kadar ödenmemesi durumunda protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin ve ek kesin teminat paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir.” denilmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu hükümlerden bahsedilmesine rağmen değerlendirme ve sonuç kısmında “Davacı şirket tarafından davalı kuruma teslim edilen teminat mektubunun sözleşmenin feshi yoluna gitmeden davacının vergi borcundan dolayı nakde çevrilmesinin yasa, mevzuat ve taraflar arasında yapılan sözleşmeye uygun olmadığı” belirtilmiştir. Sözleşme hükümleri ile bilirkişi raporu arasında çelişki mevcuttur. Bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. Öyle olunca mahkemece 102.000 TL kesin teminatın verilmesinin konu olduğu sözleşme nedeniyle vergi, Sosyal Sigortalar Kurumuna ilişkin borcunun olup olmadığı araştırılmak suretiyle ve söz konusu sözleşme hükümleri de dikkate alınarak, ihale konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan açıklamalı, taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

2.Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 03/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
03.03.2016 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku