13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2014/48391 E. , 2016/6615 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın men'i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Kurum ile sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzaladıklarını, davalının 11/06/2010 tarihli yazısı ile sözleşmenin denetleme başlığını taşıyan 3.1.8 numaralı maddesine göre 04/03/2010 tarihinde yapılan denetim sırasında incelenen kalp-damar cerrahi ameliyat defterinden ve dinlenen hasta beyanlarından ...nde kalp-damar cerrahi uzmanı olarak çalışan Doktor ...'ın hastanelerinde ameliyat yaptığı, hastanece Kuruma bildirilmeyen ve ... sistemine kayıtlı olmayan kalp-damar cerrahi uzmanının yaptığı ameliyatların, kuruma bildirilen ve medula sistemine kayıtlı olan kalp damar cerrahi uzmanı doktor ... üzerinden kuruma fatura edildiği gerekçesiyle 2010 yılı Ocak ve Şubat ayları için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere 20.000,00 TL cezai şartın ve ayrıca adları belirlenen hastalar için kurumca ödenen 82.392,18 TL'nin hastanelerinin alacağından yasal faiziyle birlikte mahsup edileceğinin bildirildiğini, adları geçen hastalara ameliyat yapıldığı konusunda uluşmazlık bulunmadığını ve bu ameliyatların ... sisteminde kayıtlı doktor tarafından yapıldığının da hastane kayıtları ile sabit olduğunu, Doktor ...'ın yıllık izinde olduğu dönemde hastanelerinde yapılan KVC ameliyatlarına bilgi ve becerisini arttırmak için gözlemci olarak bulunduğunu ve ameliyat yapmadığını ileri sürerek muarazanın menine, işlem nedeniyle yapılan kesintilerin iadesine, cezai şartın ve ödemelerin tahsili ile uyarılmasına ilişkin davalı idarenin 11.06.2010 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacı hastanede 04.03.2010 tarihinde yapılan denetim sırasında ...nde kalp-damar cerrahisi olarak görev yapan Doktor ...'ın davacı hastanede 2010 Ocak ve Şubat döneminde 15 hasta ameliyat ettiğinin tespit edildiğini, davalı hakkında yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, doktor ...'ın davacı hastanede yapılan operasyonlara gözlemci olarak katıldığı, bu kabulün aksini gerektirir yeterlilik ve kesinlikte bir delil bulunmadığı gerekçesi ile herhangi bir kesinti yapılmadığından davacının kesintilerin iadesine ilişkin talebinin reddine, işlemin iptaline ilişkin davanın kabulü ile davalı idarenin 11/06/2010 tarihli işleminin iptaline ve taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde önlenmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, eldeki dava ile davalı kurumun hakkında uygulamış olduğu cezai işlemin iptalini istemiş, davalı ise uygulanan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, doktor ...'ın davacı hastanede yapılan operasyonlara gözlemci olarak katıldığı, bu kabulün aksini gerektirir yeterlilik ve kesinlikte bir delil bulunmadığı gerekçesi ile davacı hakkında uygulanan ceza işleminin iptaline karar verilmiştir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi gereğince taraflar sözleşmeye uymakla yükümlü olup edimlerini yerine getirirken sözleşmeye uygun davranmak zorundadır. Taraflar sözleşmeye aykırı davranır ise sözleşmede kararlaştırılan cezayı ödemek zorunluluğu altına girerler. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; dosya içerisinde mevcut 04.03.2010 tarihli hastane denetim tutanağında; KVC ameliyat defterinin ilk incelenmesinde ameliyat notlarında doktor ...'ın ismine rastlanıldığı, daha sonra fotokopisi alınmak için istenildiğinde doktor ...'ın isminin bulunduğu yerlerin daksillenerek başka bir ismin yazıldığının tespit edildiği belirtilmektedir. Davacının sahibi olduğu hastanenin mesul müdürü alınan ifadesinde, adı geçen doktorun isminin ameliyat defterine personelleri tarafından sehven yazıldığını, defterlerin yine personelleri tarafından panik ile daksillendiğini, doktor ...'ın yıllık izinde olduğu sırada hastanelerinde tıbbi bilgi ve görgüsünü arttırmak amacıyla ameliyatlarda gözlemci olarak bulunduğunu belirtmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; Ocak ve Şubat aylarında yaklaşık iki ay boyunca davacının sahibi olduğu hastanede gözlemci olarak bulunan ve gerçekte ameliyatlara girmediği ileri sürülen doktorun isminin ameliyat defterine personelce sehven yazıldığı hususu hayatın olağan akışına aykırıdır. Öte yandan dava dilekçesinde doktor ...'ın ...nce gönderilen yazı kapsamında kendi ricası ile yıllık izinde olduğu dönemde KVC ameliyatları konusunda bilgi ve becerisini arttırmak üzere hastanelerinde bulunduğu ileri sürülmüş, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda ...nın ilgili yazısında Kayseri ilindeki tüm hastanelerin kalp damar cerrahisi ve kardiyoloji kliniklerinin bilgilerinin bir form doldurularak gönderilmesi istemine ilişkin olup, bu yazıya istinaden bir hastanenin dışarıdan bir doktoru bilgi ve görgüsünün arttırmak için kabul etmesinin dayanağı olamayacağı tespitine yer verilmiştir. Böylece Doktor ...'ın davacının sahibi olduğu hastanede 2010 yılı Ocak ve Şubat ayında yapılan 15 ameliyatta asistan doktor olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının, davacı hakkında uygulamış olduğu cezai işlemin dayanağını teşkil eden Sözleşmenin 3.1.9.1 maddesi “Sağlık hizmeti sunucusunda görevli sözleşmeye esas hekim/hekimler, sözleşme öncesi Kuruma bildirilerek Medula sistemine kaydedilir. Kayıtlı olmayan hekimin yaptığı işlemlerin kayıtlı hekimin üzerinden fatura edilmesi halinde bu işlem bedelleri ödenmez; ödenmiş ise bu sözleşmenin (4.6) numaralı maddesine göre tahsil edilir ve yine sözleşmenin (5.1.10) numaralı maddesine göre işlem yapılır” şeklindedir. Bu madde ile, hastanede görevli hekimlerin Kuruma bildirilmesi ve ... sistemine kaydedilmesi zorunluluğu getirilmekte olup, ameliyatlara asistan olarak da olsa katılan hekimler de dahil, hastanede görev yapan tüm hekimler için Kuruma bildirim zorunluluğu vardır. Maddede öngörülen “kayıtlı olmayan hekimin yaptığı işlemlerin kayıtlı hekimin üzerinden fatura edilmesi” ibaresinin ise yalnız ameliyatta yer alan operatör doktor bakımından mı yoksa ameliyatta yer alan asistan doktor bakımından da geçerli olup olmadığı gerek bilirkişi raporunda gerekse gerekçeli kararda tartışılmamıştır. Başka bir ifade ile yapılan bir ameliyat kuruma fatura edilirken yalnız ameliyatı yapan operatör doktorun işlemi mi fatura edilmektedir, yoksa operatör doktor, asistan doktor, anestezi uzmanı ve hemşireden oluşan ameliyat ekibinin bir ekip halinde gerçekleştirdikleri işlem mi fatura edilmektedir. Bu konu araştırılmadığı gibi; doktorun Kuruma bildirilmemesi ve medula sistemine kaydedilmemesinin, sözleşme uyarınca ayrıca bir yaptırım gerektirip gerektirmediği de değerlendirilmemiştir. Tüm bu hususlar mahkemece değerlendirilerek ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden Mahkeme, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor da alınmak suretiyle hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.