12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2016/3441 E. , 2016/9603 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu sair fesih nedenleri yanında, satış ilanı tebliğinin usulsüzlüğünü ileri sürerek ihalenin feshini istediği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlu adına çıkartılan satış ilanı "tebliğ adresinde daimi çalışan ... imzasına" tebliğ edilmiş ise de; borçlu şirketi temsile yetkili kişinin adreste bulunup bulunmadığı tespit ve tevsik edilmeksizin doğrudan çalışana yapılan bu tebligat Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerine aykırı olup usulsüzdür. Bu durumda şikayetin süresinde yapılmadığı tespiti doğru değil ise de,
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, ihale konusu taşınmazın muhammen bedelinin 137.500,00 TL olmasına rağmen birinci artırmada muhammen bedelin üzerinde bir rakam olan 310.000,00 TL'ye satıldığı ve dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu, şikayet dilekçesinde kıymet takdirine karşı yapılmış bir şikayetin de bulunmadığı görülmektedir. Dolayısıyla zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece istemin zarar unsurunun bulunmaması nedeniyle reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden red kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshi isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi halinde ise işin esasına girilmemiş olunacağından borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.