Esas No
E. 2015/9383
Karar No
K. 2016/4515
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2015/9383 E.  ,  2016/4515 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/04/2015 tarih ve 2014/150-2015/255 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili, fer'i müdahil ... vekili ve ihbar olunan ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/04/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ..., davalı .... vekili Av. ...., fer'i müdahil ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının davalı bankaya devrinden önce .... ... Şubesine, 20/12/1999 tarihinde vadeli olarak 25.000,00 TL yatırdığını, müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın, off-shore banka hesabına aktarıldığı belirtilerek ödenmediğini, davacının bankalara olan güveni kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak mevduatın off shore bankaya aktarıldığını ileri sürerek 25.000,00 TL'nin bankaya yatırıldığı 20/12/1999 tarihinden itibaren en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, hisse devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanabilecek her türlü borcun ... tarafından üstlenilmesi sebebiyle, bankanın sorumlu olmadığını savunmuştur.

Fer'i müdahil ... vekili, davada zaman aşımı süresinin sona erdiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak, davanın husumet yönünden, zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini, aksi halde esas yönünden reddini istemiştir.

İhbar olunan ... vekili, ...'ye devrolunan bankaların off-shore hesapları nedeniyle zarara uğrayan mudilerin açmış olduğu davalarda ...'nin borcu üstlendiğini, bu nedenle uyuşmazlığın asıl muhatabının ... olduğunu ve davanın ...'ye karşı açılması gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne 25.000,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı banka vekili, fer'i müdahil ... vekili ve ihbar olunan ... vekili temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Dava dilekçesinde 25.000,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece, hüküm altına alınan miktara avans faiz oranı uygulanması suretiyle talep dışında karar verilmiştir.

Dava, ticari dava niteliğinde olup, bu davaya konu alacağa 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca avans faizi oranlarının uygulanması mümkün iken davacı avans faizi oranından farklı oranlarda seyreden en yüksek banka faizini istemiştir. Bu durumda, davacının talebiyle bağlı kalınarak, mahkemece kabul edilen miktarın avans faizini geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

3.Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir. Temyiz isteminde bulunan... talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. O halde, ihbar olunan ... vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM fıkrasında yer alan “değişen oranlarda avans faizi” ibarelerinin çıkarılarak yerine “avans faizini geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi” ibarelerinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .... ve fer'i müdahil ...'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K3095 md.2/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.