12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2016/2898 E. , 2016/9305 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 03.11.2014 tarih, 2014/19321-25955 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu şirketin yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, sair itirazları ile birlikte bononun, şirketi temsile yetkili kişiler tarafından imzalanmaması nedeniyle borçtan sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği görülmektedir.
Borçlunun başvurusu, bu hali ile İİK.'nun 168/5 ve 169. maddelerine dayalı borca itiraz niteliğinde olup, mahkemenin de kabulü bu şekildedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK.'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 6. fıkrasında; “Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere... tazminata mahkum edilir” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, icra takibinin, dayanak bononun lehtarı tarafından aval veren olarak gösterilen borçlu şirket hakkında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, lehtar, bonodaki imzanın, borçlu şirket temsilcisine ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Senetteki imzanın, borçlu şirket yetkilisinin eli ürünü olduğunu kontrol etmeden, bonoyu imzalayanın, şirketin yetkili temsilcisi olduğunu araştırmadan ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklı, itirazı kabul edilen aval veren konumundaki borçlu şirkete karşı başlattığı takipte en azından ağır kusurlu kabul edileceğinden, mahkemenin borca itirazın kabulüne ve tazminata dair kararının onanması gerekirken, Dairemizce maddi hataya dayalı olarak düzeltilerek onandığı anlaşılmakla, borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.