1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2016/938 E. , 2016/7053 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar ve davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Asıl ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Aslı ve birleşen davada davacılar, mirasbırakan ...'in mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla 78 ada 24 parsel sayılı taşınmazın ¼ payını ...'ya, onun da murisin ikinci eşinden kızı davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, satışların gerçek olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptaline ve miras payları oranında tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, iddiaların doğru olmadığını, murisin sağlığında davacılara hak dengesini gözetir paylaştırma yaptığını, alım gücünün bulunduğunu, tüm mirasçıların davada yer alması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın ara malik kullanılarak davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; muris ...'in çekişme konusu 78 ada 24 parsel sayılı taşınmazın ¼ payını 20.03.2006 tarihli akitle ....'ya, onun da, aynı taşınmaz payını 05.04.2006 tarihli akitle murisin gayri resmi birlikteliğinden olma kızı davalıya satış suretiyle temlik ettiği, davacı ...'nın yargılama sırasında 22.07.2010 tarihinde öldüğü, davacıların ve dava dışı kişilerin mirasçı olarak kaldıkları anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dosya kapsamı ile, murisin çekişme konusu 78 ada 24 parsel sayılı taşınmazın ¼ payını ara malik kullanmak suretiyle davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu tespit edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının öteki temyiz itirazları ile davacıların temyiz itirazlarına gelince; bilindiği gibi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesi hükmü gereğince, davaların aralarında bağlantı bulunması, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek durumda olması halinde davaların birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Öte yandan, birleşen davaların ayrı dava olma özelliğini koruduğu, her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm oluşturmak gerektiği de açıktır. Ne var ki, birleşen aynı mahkemenin 2002/299 esas sayılı dosyası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Diğer taraftan, davacı ...'nın yargılama sırasında öldüğü ve dava dışı mirasçılarının bulunduğu da sabittir.
Hâl böyle olunca; davacı ...'nın dava dışı mirasçılarının davada yer almalarının sağlanması, böylece taraf teşkilinin tamamlanması, ondan sonra asıl ve birleşen dava hakkında murisin temlike konu ettiği 78 ada 24 parsel sayılı taşınmazdaki ¼ pay bakımından muris ...'in ve ölü davacı ...'in mirasçılık belgeleri esas alınmak suretiyle infazı kabil olacak şekilde birleştirilen her bir dava bakımından ayrı ayrı hüküm oluşturulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Davacılar ve davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.