13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/1513 E. , 2016/4236 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, tatil için geldiği Kemer’de 16.8.2008 günü kalp krizi şüphesiyle davalı şirkete ait hastaneye sevk edildiğini, hastanede yatarak 4 gün tedavi gördüğünü, taburcu olduğunda davalı hastanece 29.996,59 EURO karşılığı 52.110,08 TL tutarında fatura düzenlendiğini, 15.000 EURO ödeme yaptığını, bakiye kalan 14.996,59 EURO için de senet imzaladığını, Almanya’ya döndüğünde faturayı sigorta şirketine ibraz ettiğini, ancak rayiç değerlerin çok üzerinde olduğundan ödenmediğini ileri sürerek bilirkişi marifetiyle haksız ve fazladan fatura edilen miktarın tespitini, yapmış olduğu ödemeler de dikkate alınarak faturanın yeniden düzenlenmesini ve borçlu olmadığının tespitini, buna göre alacaklı konumda ise fazladan alınan bedelin davalıdan tahsilini, kendisinden alınan senedin iptali ile iadesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dava kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasındaki ilişki, vekâlet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı eldeki davayı menfi tespit amacıyla açarak öncelikle fazladan fatura edilen miktarın tespitini, yapmış olduğu ödemeler de dikkate alınarak faturanın yeniden düzenlenmesini ve borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptalini istemiş, ödemeleri dikkate alınarak fazla ödemesi olduğu takdirde bu miktarın tahsilini terditli olarak talep etmiştir.
Mahkemece davacının, davalıya 25.510,00 TL'lik borcunun olmadığının tespitine, 15.11.2008 vade 14.996,59 EURO bedelli borç senedinin bu miktar kadar iptaline karar verilmiş ise de davacının terditli talebinin istirdat olarak kabul edilerek reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 3.037,40-TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7. maddesi hükmü gereğidir.