Esas No
E. 2015/4796
Karar No
K. 2016/8417
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

13. Hukuk Dairesi         2015/4796 E.  ,  2016/8417 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, müvekkili idarenin ...nın ihtiyacı için tedariki planlanan 2.000.000 adet tereyağı alımı amacıyla 10.01.2011 tarihinde davalı firma ile sözleşme imzaladığını, davalının taahhüdünü sözleşme hükümlerine göre yerine getirmediğini, ihalesi yapılan ürünlerin fiziksel muayenesi sonucunda sözleşmede belirtilen niteliklere uygun olmadıklarının anlaşıldığını, davalı taahhüdünü yerine getirmediği için en avantajlı ikinci teklif veren ile ihalenin yapıldığını, ihale farkı ve ihtarname giderleri dolayısıyla hazine zararı oluştuğunu ileri sürerek 19.428,08 TL’nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle çıkılan ikinci ihale ile ilk ihale arasındaki bedel farkından kaynaklanan Hazine zararının davalıdan tahsili istemi ile eldeki davayı açmış, davalı yatırmış oldukları teminatın sözleşmenin feshedilmesinden sonra hazineye gelir olarak kaydedildiğini, böylece davacının zararının giderilmiş olduğunu, iki ihale arasındaki farkın talep edilebilmesi için sözleşmede açık hüküm bulunması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; ikinci ihalenin makul sürede yapılmadığı, birinci ihale ile ikinci ihale arasında miktar yönünden de büyük farklılıklar olduğu, piyasa fiyatlarının artmasının normal olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinde; 09.11.2010 tarihinde yapılan ilk ihalenin 2.000.000 adet tereyağ üzerinden yapıldığı, ihale konusu işin davacıya 320.000,00 TL üzerinden verildiği, ikinci en iyi fiyat teklifinin 392.000,00 TL olduğu, taraflar arasında akdedilen 10.01.2011 tarihli Mal Alımına Ait Sözleşme Tasarısına göre iki eşit taksit halinde teslim edilmesi öngörülen tereyağlardan birinci taksit olan 1.000.000 adet tereyağının, davacı idare tarafından 02.02.2011 ve 08.02.2011 tarihlerinde yapılan muayeneler sonucu uygun bulunmadığı, 03.03.2011 tarihli yapılan muayene sonucunda uygun bulunarak teslim alındığı, bununla birlikte, davacı tarafından, davalının geriye kalan ikinci taksit olan 1.000.000 adet tereyağını teslim süresi içerisinde teslim etmediği gerekçesi ile sözleşmenin 11.10.2011 tarihli fesih onayı ile feshedildiğinin 31.03.2012 tarihli yazı ile davalıya bildirildiği, 25.06.2012 tarihinde ise ikinci ihalenin 624.000 adet tereyağı ve 139.152,00 TL üzerinden yapıldığı, böylece davacının, davalının edimini yerine getirmemesi nedeni ile ikinci bir ihale düzenlemek zorunda kaldığı anlaşılmıştır. Davacı sözleşmeyi haklı olarak feshetmiştir. Bu noktada davacının, ilk ihalede en yüksek ikinci teklifi veren taraf ile sözleşme yapma imkanını kaybetmiş olması nedeni ile sözleşme kapsamında doğan menfi zararını 6098 sayılı TBK’nın 125. maddesi (818 sayılı BK’nın 106 ve 108. maddeleri) gereği davalıdan isteme hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir. Davacının burada isteyebileceği zarar, davalıyla ilk sözleşmeyi yaparak o tarihte başkası ile akit yapma imkanını kaçırmış olmasından kaynaklı zarardır. Öyleyse mahkemece, gerektiğinde konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme ve araştırma yapılıp; ihalelerin tarih, fiyat ve miktarlarının farklı olduğu da göz önüne alınarak, bu unsurlar birbirleriyle uyarlanmak sureti ile (örneğin ikinci ihalenin de 2.000.000 adet üzerinden yapılması halinde oluşacak fiyat tespit edilip) ve davacının ilk sözleşme tarihinde aynı malı satın alabileceği fiyat belirlenip ikinci ihale bedeline göre zarar hesabının yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 22/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu K818 md.108 TBK md.125 K6098 md.125
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog