14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2015/12372 E. , 2016/3883 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.10.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, tahsis istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde meskenin ikame değerinin verilmesi istemine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması ve diğer bazı koşulların da gerçekleşmiş olması gerekir.
Davacı tarafça dava konusu taşınmazın tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki değerini talep etmiş ancak mahkemece davacının geçersiz hukuki ilişki nedeniyle yapmış olduğu ödemelerin denkleştirici adalet kurallarına göre dava tarihindeki değerini istemediği, dava tarihindeki ikame değeri istediği gerekçesiyle her iki davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince 19.03.2015 tarihli celsede dava konusu 10 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile temlike dayanarak davacı adına tescili, mümkün olmadığı takdirde dava tarihindeki rayiç bedelinin tahsilinin talep edildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece davacının talebi doğrultusunda araştırma yapılarak dava konusu taşınmazın denkleştirici adalet kuralları gereğince değeri belirlenerek davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.