14. Ceza Dairesi
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230, 289/9 ve 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükmün 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması, Uygulamaya göre de; Hüküm kurulurken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK'nın 109. maddesinin üçüncü fıkrasının “b” bendinin yanında koşulları bulunmadığı halde ayrıca “f” bendinin de gösterilmesi, sanıklar müdafilerinin lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin talepleri TCK'nın 62. maddesini de kapsamasına rağmen, sanıkların cezalarında anılan madde gereğince indirim yapılıp yapılmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında TCK'nın 50/1a ve 52/2. maddelerinin gösterilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın