15. Ceza Dairesi
Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatına ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ...'un 22/08/2008 tarihinde resmi olarak boşandığı ve 28/01/2010 tarihinde ikinci kez evlendiği eşi ... ile boşandığı dönemde fiilen birlikte yaşadığı halde babasından dolayı katılan kurumdan yetim aylığı aldığı, böylelikle katılan ... zarara uğratmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; Sanığın mahkeme tarafından mutlak butlanla malul bir karar olduğuna hükmedilmeyen bu nedenle hukuken geçerli olan bir kararla boşandıktan sonra, eşlerin bir arada yaşamasını engelleyen birlikte yaşamanın suç olduğuna dair kanuni bir düzenlemenin bulunmaması karşısında, eşlerin bir arada yaşamasının boşanmanın maaş almak amacıyla yapıldığının ve hileli davranışın kanıtı olamayacağı, nitekim 5510 Sayılı Kanun'un 56. maddesinde bu durumu tespit edilen kimselerin gelir ve aylığının kesileceği ve ödenmiş tutarların geri alınacağının belirtildiği, bu hususta cezai düzenlemenin bulunmadığı, sanıkların eyleminin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gözetilerek, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı, kaldı ki sanığın boşandıktan sonra eşi ile birlikte yaşadığına dair delil elde edilemediği gözetildiğinde, mahkemenin verdiği beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda katılan vekilinin beraat hükmünün kanuna ve uygulamalara aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 21/04/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın