13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/1860
- Karar No
- 2016/5335
- Karar Tarihi
- 23.02.2016
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
13. Hukuk Dairesi 2015/1860 E. , 2016/5335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının imzasını taşıyan ve borç ikrarını içeren yazılı belgeye dayanarak davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının takip dayanağı belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, takip dayanağı senedin sahte olduğunu, senet altındaki imzanın başka bir hukuki işlem için attığı imzanın üst kısmı kesilerek belgenin alt kısmı doldurulmak suretiyle senet haline dönüştürüldüğünü, senedin çıplak gözle bakıldığında dahi sahte olduğunun belli olduğunu savunarak davanın reddini, % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine, asıl alacağın %20 si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı yapılan takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın reddine, takibe konu alacağın % 20'si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Davaya dayanak takip 24.10.2011 tarihinde başlatılmıştır. 6352 sayılı yasa 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup dava konusu olayda uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacının %20 oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilemez. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK. 438/7. maddesi hükmü gereğidir.