Esas No
E. 2015/16202
Karar No
K. 2016/6480
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

19. Hukuk Dairesi

E. 2015/16202 K. 2016/6480 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/16202, K. 2016/6480, T. 12.04.2016
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/16202
Karar No
2016/6480
Karar Tarihi
12.04.2016
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

19. Hukuk Dairesi         2015/16202 E.  ,  2016/6480 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R-

Davacı vekili, dava dışı ...’un 16.06.2002 tarihinde davalı bankadan kullandığı tarımsal krediye müvekkilinin kefil olduğunu, 5661 sayılı Kanunun 6. maddesinde, ...'ndan 20.08.2002 tarihinden önce çekilen tarımsal kredilere kefil olanların sorumluluğunun maddenin yürürlük tarihi olan 12.04.2011 tarihi itibariyle ortadan kaldırılarak kefillerin kefalet sorumluluğunun sona erdiğini, buna rağmen davalının, müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacı kefil hakkında başlatılan icra takibindeki kefaletten 17.02.2015 tarihi itibariyle vazgeçtiğini, müvekkili bankanın kötüniyetli olmadığını, davacının takip nedeniyle herhangi bir zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalı tarafından, bankadan alınan tarımsal krediye kefil olan davacı hakkında ilamsız icra takibi yapıldığı, 5661 sayılı Yasa uyarınca, davacının takip konusu kredi borcundan sorumlu tutulma olanağının bulunmadığı, davaya konu icra takibinden davalı bankanın 17.02.2015 tarihli vazgeçme talebi üzerine davacı hakkındaki takibin iptali-sona erdirilmesi yönünde karar verildiği, davacının tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı ancak davalı bankanın, icra takibinden davanın açılmasından sonra vazgeçmesi nedeniyle yargılama giderleri ile sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine İİK’nun 72/5. maddesi hükmüne göre borçlu yararına tazminata hükmedilir.

Somut olayda, davalı banka takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5661 sayılı Yasa gereği kefil olarak imzaladığı tarımsal kredi sözleşmesi nedeniyle davacının sorumlu olmadığı sözleşmeye dayalı icra takibine giriştiği ancak yargılama aşamasında takipten feragat ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının, feragat edilen icra takip dosyası yönünden takipte haksız ve kötüniyetli olduğu ve menfi tespit davası açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde bu talebin reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 12/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk 5661 sayılı Kanun İİK md.72/5 K5661 md.6
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog