19. Hukuk Dairesi         2015/15971 E.  ,  2016/1880 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde temlik alan davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -

Mahkemece, 04/03/2014 tarih ve 2012/5 Esas, 2014/33 sayılı karar ile davalı şirket yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün temlik eden davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 11/09/2014 tarih, 2014/9507 Esas, 2014/13362 sayılı ilamında belirtilen "Tasfiye halindeki davalı şirketin dava açılmadan önce 30.09.2011 tarihinde tasfiyesinin tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu tarihte davalı şirketin tüzel kişiliği sona ermiş olduğundan vekalet sözleşmesi 818 sayılı B.K'nın 397. ( 6098 sayılı TBK'nın 513) maddesine göre kendiliğinden son bulur. Bu durumda davalı şirket davada vekille temsil edilmediğinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir." gerekçelerle hüküm bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, takip edilmeyen davanın süresinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dairemiz bozma kararından sonra, temlik alacaklısı .... vekili Av. ... 20/11/2014 havale tarihli dilekçesi ile temlikname ve vekaletnameyi dosyaya sunmuştur. Duruşma gün ve saatinin bildirilmesi için davacı vekili Av. ...'ya yapılan tebligat bila iade edilmiş, mahkemece 05/03/2015 tarihli duruşmada tebligatın davacı vekilinin baroda kayıtlı adresine yapıldığı belirtilerek takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, daha sonra süresinde yenileme yapılmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Tebligat Kanununun 10.maddesinin (Ek fıkra 11/01/2011- 6099 SK/3.md.) "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmünü içermektedir.

Mahkemece, davacı vekili adına çıkartılan davetiyenin, adresin kapalı olması, muhatabın tanınmadığı gerekçesiyle tebliğ edilememesi üzerine yukarıda belirtilen madde hükmü uyarınca tebligat yapılması gerekirken, dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temlik alan davacı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
09.02.2016 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu TBK md.513