2. Ceza Dairesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 5271 sayılı CMK'nın 42. maddesinin 1. fıkrasında, “süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme karşısında; hükmün temyizi aşamasında, sanığın temyiz istemi ile birlikte sunduğu eski hale getirme niteliğindeki talepleri hakkında dairemizce karar verilmesi gerektiği, bu nedenle mahkemenin sanığın eski hale getirme istemli temyiz talebinin kabulüne dair 07.12.2015 tarihli ek kararının hukuken geçersiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1-2. maddesi "tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan mernis (yerleşim yeri) adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" ve mernis adresine tebliğ işlemini düzenleyen aynı Kanun'un 21/2. maddesi "gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adres olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü karşısında, sanığın duruşmada bildirdiği ve aynı zamanda Mernis adresi olan H... Mahallesi... Sokak No:23 adresine 04.02.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde olmayan eski hale getirme istemi ile yasal süresinde olmayan temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap