19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2015/10511 E. , 2016/4296 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili hakkında başlatılan takibe konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile dava ve takip konusu çekteki keşideci imzası ile mukayese imzaların aynı elden çıktıklarını gösterir nitelik ve yeterlilikte bulgu saptanamadığının bildirildiği, bu durumda ispat külfeti kendisine düşen tarafça davacının borçlu olduğu hususunun usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı takip alacaklısı çekin ciro yolu ile hamili olup keşideci imzasının sahte olduğunu bilecek durumda değildir. Bu nedenle İİK'nun 72/5 maddesindeki takibin haksız ve kötüniyetli olmasına ilişkin tazminat hükümleri somut olayda uygulanamaz. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde davalı aleyhine ''icra inkar tazminatı'' şeklinde nitelendirme yapılarak tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.