9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2015/3956 E. , 2016/14102 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı bakanlığa ait hastanede alt işverenler nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalışırken onayı olmadan 2010 yılı Ocak ayından itibaren ücretinin düşürüldüğünü ileri sürerek, eksik ödenen ücret ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacının, hizmet alım sözleşmesi kapsamında yüklenici firmaların işçisi olarak çalıştığı, asıl işverenlerin bu şirketler olduğu ve davalı kuruma husumet yöneltilemeyeceği, yeni dönem ihalesiyle birlikte işe giren işçilerin ücret değişiklikleri kabul ederek sözleşme imzaladıkları, ayrıca dava dilekçesinde ileri sürülen ücret düşüşünden sonra uzunca bir süre geçtiği, davacının bu sürede ücretlerini hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin aldığı, bu nedenle ücrette yapılan değişikliğin işyeri uygulaması haline geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Koruma ve Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekili ise, davacının, ihale ile iş alan şirketlerin işçisi olarak görünmesine rağmen asıl işveren olan davalı Bakanlığa ait hastanede, ilgili hastane yönetiminin emir ve talimatı altında çalıştığı, bu nedenle baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılması gerektiği, ayrıca 01.01.2010 tarihli iş sözleşmesiyle asgari ücret esasına göre çalışmaya başladığı ve alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olması nedeni davacı alacaklarından birlikte sorumlu oldukları, ücretteki düşüş ile ilgili yargılamanın son aşamasında şirket tarafından bila tarihsiz ücret miktarı yazılı bir hizmet sözleşmesinin ibraz edildiği, açıkça tarih bulunmadığından içeriğine itibar edilemeyeceği ve bu sözleşmeye göre davacının ücret miktarının azaltılmasına muvafakat vermiş sayılamayacağı, buna göre davacının fark ücret alacağı olduğu bunun yanında fark fazla çalışma ücretine de hak kazandığı ancak fark hafta tatili ile genel tatil talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz: Kararı davalılar temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.4857 sayılı İş Kanunu’nun 22 nci maddesine göre, “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.”. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece davacının 2010 yılı Ocak ayından itibaren ücretinin onayı olmadan düşürüldüğü ve sunulan iş sözleşmesinin tarih içermemesi nedeni ile geçersiz olduğu kabul edilip fark ücrete yönelik talepler kabul edilmiştir. Dosyada mevcut iş sözleşmesinde işin başlama tarih olarak 01/01/2010 yazılmış olup ücret de brüt 760,50 TL olarak gösterilmiştir.
Dairemiz incelemesinden geçen çok sayıda emsal dava dosyasında, Bakanlık Genelgeleri doğrultusunda düzenlenen ve imzası işçiye ait olan bireysel iş sözleşmelerine itibar edilip iş sözleşmelerinin imzalandığı tarihten sonraki döneme ait fark ücret taleplerinin reddi gerektiği, sonucuna varılmış olup eldeki davada davacı tarafın imza inkarı yada irade fesadına yönelik ispatı bulunmadığına göre fark ücrete yönelik ve buna bağlı olarak fark fazla çalışma ücretine yönelik talebin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.