Sanığın, 16.01.2008 tarihinde mühürlenen elektrik sayacında, usülsüz bağlantı yaparak sayacı devre dışı bırakmak suretiyle kaçak olarak kullandığı ve bu suretle mührün konuluş amacına aykırı hareket ettiğinin iddia olunması ve sanığın olay tarihinde elektrik borcunun ilk taksidini ödediğini buna rağmen elektriğin gelmediğini, elektriği açmak amacıyla sayacın altında bulunan kabloyu sayaca taktığını, kabloyu taktığı yerin sayacı devre dışı bırakacağını bilmediği şeklindeki savunması karşısında; 16.01.2008 tarihli tutanakta 536,16 TL borçlu olarak görünmesine rağmen, 18.01.2008 tarihinde borcun 348,37 TL tutarındaki kısmının, suça konu tutanak tarihinde ise tümünün ödendiğinin anlaşılması cihetiyle, sanık savunması maddi delillerle desteklendiğinden, sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, manevi unsuru oluşmayan mühür bozma suçu yönünden beraat yerine yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.