23. Ceza Dairesi         2016/6834 E.  ,  2016/8868 K.

"İçtihat Metni"

Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 510, 522 ve 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 9 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair (kapatılan) Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2003 tarihli ve 1999/2516 esas, 2003/468 sayılı kararının müteakip, hükümlünün arşiv kaydının silinmesi talebinin kabulü ile adli sicil arşiv kaydının silinmesine ilişkin İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/07/2015 tarihli ve 1999/2519 esas, 2003/468 sayılı ek kararını ve 5271 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/12/2015 gün ve 34-12731-2015-26736/84582 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2016 gün ve 2015/424322 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteminde;

1.İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/07/2015 tarihli ve 1999/2516 esas, 2003/468 sayılı ek kararına yönelik incelemede;

Dosya kapsamına göre; adli sicil kaydından çıkarılarak arşiv kaydına alındığı anlaşılan ilama ilişkin adli sicil arşiv kaydı ile ilgili olarak, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6290 sayılı Kanun'la değişik geçici 2/3. maddesi gereğince 11/04/2012 tarihinden itibaren bu tür kayıtların şartları oluştuğu takdirde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,

2.İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2015 tarihli ve 1999/2516 esas, 2003/468 sayılı ek kararına yönelik incelemede;

Dosya kapsamına göre, anılan kararda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden uyarlama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile talep reddedilmiş ise de, suç tarihi itibari ile sanığın sabıka kaydının bulunmaması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, sanığın deneme süresi içinde yeni bir suç işlememesi halinde davanın düşmesine karar verileceği, buna göre adli sicil arşiv kaydında mahkumiyet hükmü yer almayacağı cihetle, kesinleşmiş ve hatta infaz edilmiş hükümlerde dahi hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden lehe uyarlama yapılması gerektiği, ayrıca bu şekilde uyarlama yapılırken mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sübjektif koşulları yönünden takdir hakkının kullanılmasının gerektiği durumlarda duruşmalı inceleme yapılarak hüküm kurulması gerektiği cihetle, adı geçen sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasında menfaati olmasına nazaran, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sübjektif ve objektif koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre, bir karar verilmesi gerektiği gözetilerek uyarlama talebinin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Arşiv kaydının silinmesine karar verilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, Anayasa’nın 76. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olması karşısında; 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca ancak aynı Kanun'un 12/1-b. maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu görülmekle, söz konusu mahkumiyet kaydının henüz arşiv kaydından silinme koşulları oluşmadığı gibi 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 11/04/2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu taktirde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistikleri Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kayıtlarının silinebileceği; ayrıca suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, sanık lehine sonuçlar doğuracağından bu hususta inceleme yapılarak hüküm kurulması gerektiği cihetle; kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/07/2015 ve 31/07/2015 tarihli, 1999/2516 esas, 2003/648 sayılı ek kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 17/10/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
17.10.2016 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu 6290 sayılı Kanun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 5352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca ancak aynı Kanunu 5352 sayılı Kanun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K657 md.48 K5352 md.2/3 K5271 md.231 K6290 md.3 CMK md.231 K5271 md.231/5 K5271 md.309 CMK md.309 K765 md.59 K5352 md.2/2 K648 md.309