Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, acentelik sözleşmesi gereğince şirket adına tahsil ettiği primleri onların hesabına yatırmak yerine bu sıfatın sağladığı kolaylıktan yararlanarak kendi kişisel çıkarı için kullandığı şeklinde gerçekleşen eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bozma sonrası yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.