7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davacı ................... mirasçısı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. ...................Asliye Hukuk Mahkemesine ait 29.5.1997 gün 1996/567-1997/220 E.K sayılı (önceki esası 1992/216- 1994/746 E.K) ilamı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Öte yandan aynı taşınmaz ya da taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu hukuksal olgu sağlıklı sonuca varmanın temel koşullarındandır. Hal böyle olunca; mahallinde keşif yapılarak kesin hüküm dayanağı olan uzman bilirkişi ........... tarafından düzenlenen 26.5.1994 tarihli kroki yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, bu yolla kapsamı tereddütsüz belirlenmeli, kesin hüküm kapsamında kalan taşınmaz bölümleriyle ilgili kesin hükme değer verilerek uyuşmazlık çözümlenmeli, kesin hükmün kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümleri ile kesin hükmün dayanağı kroki kapsamında kalmayan taşınmaz bölümlerinin bulunması halinde ise zilyetlik delilleri tartışılarak bir karar verilmelidir. O halde hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma, soruşturma ve uygulama yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19/2 madde hükmü gereğince davacılara ait olduğu hususu ile 3303 Sayılı Yasa gereğince oluşturulan şerhin tutanakların beyanlar hanesinde gösterilmemesi dahi isabetsiz davacı ... ile davacı ................... mirasçısı ...'nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde hükmü temyiz eden davacı ... ile davacı ................... mirasçısı ...'na ayrı ayrı iadesine, 24.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap