6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2015/10010 E. , 2016/5098 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiracılık sıfatının tespiti
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracılık sıfatının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava konusu kantinin 04/10/2012 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, davalı idarenin 22/9/2014 tarihli yazısı ile kira bedellerinin gecikmeli ve eksik ödendiğinden bahisle sözleşmenin yenilenmeyeceği bildirilerek, kiralanan taşınmazın 05/10/2014 tarihi itibariyle tahliyesinin talep edildiğini, kira bedellerinin idarece hatalı hesaplandığını, feshin ancak kira sözleşmesinin 22/E maddesi şartlarının oluşması halinde istenebileceğini belirterek kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kira süresinin 04/10/2014 tarihinde sona erdiğini, 2886 Sayılı Kanun uyarınca davacının kiracılık sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece bazı kira paralarının zamanında hiç yatırılmadığı, eksik yatırıldığı ya da gecikerek yatırıldığı, bu nedenle kira sözleşmesinin feshinde herhangi bir gayrı hukukilik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanun'unun 5737 Sayılı Kanun'un 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 5393 Sayılı Belediye Kanununun 15/p-3 maddesi hükmüyle belediye taşınmazları 5538 Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdareleri ve son olarak 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi uyarınca ...ne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasa, süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağını hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca taraflar arasında usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil olarak kabul etmek gerekir.
Hazine, ..., İl Özel İdareleri ve Belediyeler 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 Sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülki amirden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez.
Somut olayda; Dava konusu kantinin ... tarafından yapılan ihale ile kiraya verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasında akdedilen 04/10/2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 6. maddesinde sözleşme süresinin 9 ay olduğu bir yıllık işletme süresinin sözleşmenin feshini gerektiren nedenler yoksa en fazla 5 yıl süre ile uzatabileceği hükmü yer almışsa da 26. maddesinde kira süresinin 04/10/2014 tarihinde sona ereceği kararlaştırılmıştır.Taşınmaz 2886 Sayılı Kanuna göre ihale ile kiraya verildiğine göre kira sözleşmesinin 26. maddesinde öngörülen sürede kira sözleşme süresinin sona ereceğinin kabulü gerekir. Mahkemece ,dava tarihi itibariyle davacının kiracılık sıfatının sona erdiği, davacının fuzuli şagil olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi ve yeniden yargılama yapılmasında yarar görülmediğinden, kararın redde ilişkin bulunması sebebiyle sonucu itibariyle doğru olan kararın H.U.M.K.nun 438/son maddesi gereğince gerekçe değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 05/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.