19. Hukuk Dairesi 2016/1367 E. , 2016/8512 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı ... arasında kredili bankomat sözleşmesi bulunduğunu,diğer davalı ...'ın ise sözleşmede kefil sıfatı ile imzası bulunduğunu,bu sözleşmeden kaynaklanan takibin davalıların itirazı ile durduğunu, bir yıllık yasal sürede itirazın iptali davası açılmadığı için davanın genel alacak davası açıldığını belirterek, 9.066,29 TL'nin 27.05.2005 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan alınmasını dava talep ve dava etmiştir..
Davalılar vekili, müvekkillerinin yerleşim yeri olan...mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş ve dava konusu alacağa yönelik zaman aşımına defi ileri sürmüş, müvekkillerinin dava konusu sözleşmeye konu kartları teslim almadığını ve kendilerine davacı bankanın keşide ettiği ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmediğini,talep edilen yıllık %96,88 faizin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir
Mahkemece, dosyaya ibraz edilen kredi kartları hesap ekstrelerinin incelenmesinde, harcamaları yapan kişinin dava dışı ... olduğu, ayrıca davacı banka tarafından gönderilen cevap yazısında, banka çalışanı ...'ın kredi kartlarına ilişkin yolsuz işlem yaptığının tespit edildiğinin bildirildiği davacının teklifi üzerine davalıların kart teslim almadıklarına dair yemin ettikleri, davalı tarafların sözleşmeyi imzalasa da kredi kartlarını teslim almadığı ve harcamaları davalıların yapmadığı, icra takibine konu borçtan sorumlu olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığın, dava ve takip konusu bankomat kartı ve kredi sözleşmesinden kaynaklandığı ve davalıların tüketici olduğu anlaşıldığından, dava tarihi olan 17.06.2014'den önce 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73.maddesi uyarınca ihtilafın çözümünde görev tüketici mahkemesine ait olduğundan, mahkemenin “Tüketici Mahkemesi sıfatı ”ile yargılama yapması gerekirken “Asliye Hukuk Mahkemesi” olarak yargılama yapılması doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.