7. Ceza Dairesi         2013/11023 E.  ,  2014/4972 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: 5607 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Suç tarihine göre, sanığın eylemi 5607 sayılı Yasa’nın 3/5.maddesinde öngörülen kaçakçılık ve sigaraların bandrolsüz olmaları nedeniyle aynı zamanda 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa’nın 8/4.maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan, fikri içtima nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 44.maddesi uyarınca sanığın daha ağır ceza öngören 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4.maddesi uyarınca cezalandırılması gerekir ise de; aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

1.Sanığa hükmolunan adli para cezalarının taksitle tahsiline karar verilirken 5237 sayılı TCK.nun 52/4, 5275 sayılı yasanın 109 ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51. maddelerine aykırı olarak sanığın aleyhine ve infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren takside bağlanmasına karar verilmesi,

2.Suça konu araçta yakalanan kaçak eşyanın miktarı itibariyle 5607 sayılı yasanın 13/1 - b maddesinde belirtilen şartın olayda gerçekleşmesi ve 5237 sayılı TCK.nun 54.maddesine göre nakilde kullanılan aracın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırı olmayacağı hususları gözetilerek nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aracın iadesine hükmolunması,

3.Davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin katılan olarak kabulü hukuken geçersiz olup, lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, sanığın eşinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca, hükmün 4 numaralı bendindeki "hükmün kesinleşme tarihinden itibaren" ibarelerinin çıkarılması, hükmün müsadereye ilişkin 6. numaralı bendinde dava konusu nakil aracının iadesine ilişkin kısmın hükümden çıkarılması, bunun yerine "Dava konusu nakil aracının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 13.maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54.maddesi gereğince müsaderesine" ibaresinin yazılması ve gümrük idaresi lehine vekalet ücretinin takdir edilmesine ilişkin 7 numaralı bendinin hükümden çıkarılması, diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.03.2014 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY

Yürürlükte bulunan CMUK.nun 326. maddesinin 4.fıkrası "hükmün yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291.maddede (CMK.nun 262 mad.) gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hükmün, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezada daha ağır olamaz" kuralını amirdir. Somut olayda, Hüküm yalnız sanığın eşi tarafından temyiz edilmiştir. Aleyhe temyiz yoktur. Temyiz incelemesi sonucunda; Suçta kullanılan nakil vasıtasının iadesine dair kararın bozulmasına karar verilmiştir.

CMUK.nun 326.maddesinin son fıkrasında düzenlenen cezanın aleyhe değiştirilmemesi kuralı geniş ve sanık lehine yorumlanmalıdır. Buradaki cezadan maksat, önceki hükümden ağır hukuksal sonuçlar doğuracak yaptırımın uygulanmamasıdır. Suçta kullanılan nakil vasıtasının iadesi yerine, müsaderesine karar verilmesi sanığın aleyhinedir. Sanık bakımından aleyhe temyiz olmadığından, aleyhe değiştirmeme yasağı kapsamı içinde düşünülmelidir.

Bu kuralın öğretide kabul gören diğer bir amacı da, sanığın temyizden korkmamasının sağlanmasıdır. Sanık temyiz yolunda bulunduğunda, karar aleyhine bozulacağından korkarsa, bu durum kişilerin hak arama özgürlüğü önünde set teşkil eder. Bu da hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz. Hatalı karar sanık tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz olmadığı takdirde sanığın temyizi olmasaydı nasıl kesinleşecekse ondan daha ağır sonuçlar doğuracak şekilde bozma sonrası bir karar verilmemelidir. Açıklanan nedenlerle; yerel mahkeme hükmünün eleştirilerek onanması gerektiğini düşündüğümden, Sayın Çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum. ... KARŞI OY 4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. İzah edilen nedenlerle mahkemece verilen kararın doğru olduğu düşüncesiyle çoğunluğun tenkit ve 3 nolu düzeltilerek onama kararına katılmıyorum. ... Muhalif Üye

Karar Etiketleri
05.03.2014 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca, hükmün 4 numaralı bendindeki "hükmün kesinleşme tarihinden itibaren" ibarelerinin çıkarılması, hükmün müsadereye ilişkin 6. numaralı bendinde dava konusu nakil aracının iadesine ilişkin kısmın hükümden çıkarılması, bunun yerine "Dava konusu nakil aracının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.51 K5607 md.54 K5320 md.8/1 TCK md.54 K1412 md.322 K5752 md.8/4 K5237 md.54 K5237 md.44 K5607 md.13 K5607 md.3/5